1 Eylül 2008 Pazartesi

Çocuklar İnanın


Beşiktaş tribünleri Konya maçında böyle diyor:


Çocuklar İnanın

İnanın çocuklar

Güzel günler göreceğiz güneşli günler

UEFA'da finali biz oynayacağız

Kadıköy'ü siyah beyaza boyayacağız.


Torres'siz Reds


Torres'in durumu açıklandı. Sahalardan 2-3 hafta uzak kalacak. Böylece 13 Eylül günü oynanacak Man U maçına Liverpool'un Gerard'sız ve Torres'siz çıkması kesinleşti. "Bünyesi kaldırmaz" demiştik. Kuyt ve Mascherano'ya Allah kolaylık versin.

Partizan ve Spor Medyamız


Parti parti partizani ve Grobari dışında pek birşey anlatmadılar bize Partizan hakkında. Daha Grobari ortada yokken 1966'da Partizan'a Avrupa'da final oynatan Abdullah Gegiç'ten kimse behsetmedi. Partizan forumlarında Fener'in Avrupa maceralarını küçümseyen Grobari...Haksız da değiller. Fener'in tarihi boyunca öğüttüğü 75 antrenörden biri olan Gegiç Es Es'in canıdır ciğeridir. Fener'den sonra gittiği Eskişehir'de ilk maçta Fener'e 3 atmıştır. Radovan Karacic'in posterlerini açan Grobari'nin Partizan'ına final oynatan Abdullah Gegiç Real Madrid'e 2-1 keybetmiştir finalde. Partizan'ın en büyük başarısıdır bu. Bir Boşnak hocayla. Hemen arkasından da Türkiye'nin yolunu tutmuştur. Türk futboluna 37 sene hizmet vermiştir. Köln Spor Akademisi mezun olup futbol profesörüdür. Daha fazla gevezelik yapmak çok gereksizdir. Çünkü Behram Kılıç'ın röportajı bazı gerçekleri tüm netliği ile ortaya koyacaktır. Okuyalım ve daha sonra tartışalım.Yarı finalde oynadıkları Man U maçı öncesi nasıl hazırlandıkları ve Es Es yılları. 21 Haziran 2008'de aramızdan ayrıldı Abdullah Gegiç. Mekanın cennet olsun. Yeni Pazar'a selam olsun. Buyrun, borcumuzu ödeyelim.http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=23502

Algida'nın Halleri


Algida reklamını az önce serettim. Yan yana dükkanları olan esnaf kardeşlerimizin biri tel kadayıf satıyor bir diğeri ise dondurma. Biri tatlıların şahı tel kadayıf diyor diğeri ise dondurma. Hadi dondurmayı tatlı olarak Türk milletine sokuşturma zorlamasını anladık. Neyse...Bu iki kardeşimizin eşleri ise o kadar güzel anlaşıyor ki demeyin gitsin. Beylerin tam aksi istikameti yani. Bir gün markette bir şey buluyorlar ki aman aman. İki aile akşam yemeğini yiyor hepberaber. İki esnaf kardeşimiz de kendi tatlılarının sofraya geleceğini beklerken o da ne? Sofraya ne dondurma geliyor ne de tel kadayıf. Sofraya tel kadayıflı ALGİDA dondurmayı koyuveriyor evin hanımı. Bayıla bayıla yiyorlar. Yahu. Yahuuuuuuu. Siz ekmek paranızı nereden kazanıyorsunuz? Biriniz dondurmadan biriniz tel kadayıftan. Hadi "dondurmam gaymak" filmini seyretmediniz. Hadi eşlerinizin kafası basmıyor gidiyor tel kadayıflı dondurma alıyor.Siz neden bayıla bayıla yiyorsunuz bunu. İnanılmazsınız vesselam. Bunların hepsini bir kenara koyalım da Türk esnafı bu kadar keriz yerine az konulmuştur. Ajans bu kadar zorlama reklam yapabilirdi ancak. Bunu onaylayan arkadaşlara da selam olsun. Zorlama ki ne zorlama.

Come On Lions


Rio Ferdinand, Joe Cole, Jermaine Defoe, M. Carrick gibi İngiliz Futboluna damga vuran isimleri pazarlayan West Ham Capello'ya da 2 isim verdi. Robert Green ve Matthew Upson. Green daha önce 1 Upson ise 8 kere milli formayı giymişti. U21 takımına da Mark Noble'yi gönderdi West Ham. Toschack, Galler'in Azerbaycan ve Rusya sınavları için Craig Bellamy ve James Collins'i çağırdı West Ham'dan. Galler'in U21 Romanya maçına da Jack Collison çağrıldı. Yeni West Ham transferi Behrami, Hitzfeld'in İsrail ve Lüksemburg maç kadrolarında yer alacak. George Mc Cartney Kuzey İrlanda, Lucas Neill ise Avustralya yolcusu. Ferdinand, J.Cole ve Defoe de Capello'dan forma bekleyen isimler arasında. Zenith maçında sakatlığından dolayı kadroda yer almayan Carrick Capello'nun kadrosunda sürekli yer bulacaktır. Çek maçında Newcastle maçındaki sakatlığından dolayı yer almamıştı. Fabrika gibi West Ham. Küçük bir www.youtube.com/watch?v=Do2YiqIRbzE tribün tezahüratı West Ham'dan. Unutulmaz, unutulamaz West Ham tezahüratı.
I'm forever blowing bubbles
Pretty bubbles in the air
They fly so high, nearly reach the sky
Then like my dreams, they fade and die
Fortune's always hiding
I've looked everywhere
I'm forever blowing bubbles
Pretty bubbles in the air
United, united, united

Dardanel Madeni


Dardanelspor A.Ş. Türkiye'nin en son oynadığı U15 Rusya maçı aday kadrosuna İlker Sayan'ı gönderdi. U17'ye Ümit Korkut'u verdiler Beyaz Rusya maçı için. U18'lerin Almanya maçına Uğur Parlak ve Erhan Karayer'i gönderdiler. U19'a Ferhat Kaplan ve Koray Kurt'la temsil edildi Dardanelspor A.Ş. Mehmet Topal Malatya Belediyespor'da 16 yaşında top oynarken Dardanelspor A.Ş. kendisini transfer etti. 86'lı kendisi. Öncelikle milli takımlara verdikleri değerler için kendilerini tebrik etmek gerek. Ek olarak da gidip bir görmek gerek oraları. Niyazi Önen ve özellikle altyapının başındaki hocalarımızla da bir görüşmek gerek. Görüşmek gerek ki diğer takımlarımıza da örnek olsun. Topal Malatya'da doğdu ama 16 yaşında Çanakkale'ye geldi. Takip ettiler, buldular ve aldılar. Dardanel'in değerleri sürekli takibimizde olacaktır. Nicelerine...

31 Ağustos 2008 Pazar

Barcelona ve Guardiola


Milan'ın başına gelenler Barcelona'nın da başına geldi bu hafta. Numancia Barcelona'yı kendi sahasında 1-0 mağlup etti. Sadece 45 dakika maçı seyredip GS maçına bağlandığım için 45 dakikalık bir görüntü çizebileceğim. Zaten çok da kısa olacak. Geçen seneden farklı ne var derseniz D.Alves var. Deco olmadığı için de Yaya daha fazla oynar. Iniesta, Xavi ve Yaya yükü çekmeye çalışıyor. Messi, Henry ve Eto'o hücum hattı. Ben pek bir değişiklik göremedim. Yeni transferler Hleb, Keita ve Cacares ilk maçta Guardiola'nın yanında oturdu. Görüntü bildiğimiz görüntü idi.

Ayyıldızlı Takımlarımız


GS-Kayseri Süper Kupa finalinden sonra yazacaktım ama Kayseri-GS maçına nasip oldu. Ayyıldız taşıma hakkı Galatasaray ve Kayserispor'da. Biri Turkcell Super Ligi biri de Fortis Türkiye Kupası Şampiyonu oldukları için hakettiler Ayyıldızı. Ayyıldız Kayseri'nin sol göğsünde, Galatasaray'ın ise sağ göğsünde. Demek ki bunun belirli bir standardı yok. Yok ama keşke Galatasaray da Kayseri gibi kalbinin üstünde kullansaydı Ayyıldızı. Bence daha anlamlı olurdu.

Liverpool'un Zor Zamanları


Liverpool 13 Eylül günü Anfield'de Man U'yu konuk edecek. Dünya Kupası Grup Eleme maçlarına en çok hangi kulüp sevindi deseniz herhalde bunun cevapı Liverpool olur. Gerard'ı daha önce kaybeden LFC bugün de Villa Park da Torres'i kaybetti. Torres dizinden sakatlandı. İki kelimeyle diyeceğim "bünyesi kaldırmaz" LFC'nin. 1 Eylül günü kontrolden geçecek Torres'in ne kadar sahalardan uzak kalacağı belli olacak. Beklenen 7-10 gün arası. Bu ara yaraları sarmak için iyi bir zaman LFC için. Man U maçından hemen sonra takımın Marsilya'ya uçacağı da göz önüne alndığında Rafa Benitez'in zor zamanları başladı diyebiliriz.

Napoli-Roma Maçı


7 yıldır husumet sebebi ile taraftarsız oynanan Roma-Napoli maçına tren bileti bulamayan Napoli taraftarları treni gasp edip Roma'nın yolunu tuttu. 250 yolcu da Roma'ya ulaşamadı. Trene mi bilet bulamadılar yoksa paraları mı yoktu orasını bilemiyoruz. Sezonun ilk maçı. Olaylar erken başladı İtalya'da.

Hakemlerimiz


2000 yılında GS UEFA Kupasını ve Süper Kupa'yı kaldırdı. FB geçen sene Şampiyonlar Ligi'nde çayrek final oynadı ve GS'nin başarısını tekrarladı. Her sene bir takımımız öyle ya da böyle Şampiyonlar Ligi'ne kalıyor. Gönül çok daha fazlasını istiyor ama maalesef şimdiye kadar elimizde bunlar var. Sürekli tartıştığımız ve bazen de kantarın topuzunu kaçırdığımız hakemlerimiz nerede? Milli takım Avrupa 3.sü. Grup maçı yöneten Türk hakemi var mı? ŞL'de gruplarda maç yöneten hakemimiz var mı? UEFA'da maç yöneten hakemlerimiz var. Cüneyt Çakır Deportivo-Hajduk Split, Selçuk Dereli Slovan Liberec-MSK Zilina, Fırat Aydınus ise Napoli-Vllaznia maçlarını yönetti bu sene. UEFA Cüneyt Çakır'ı 6 Eylül'deki Andorra-İngiltere maçı için atadı. Bunlar güzel de hala Ahmet Çakır'ın Santra'da Bordoaux-Milan maçındaki efsanelerini mi dinleyeceğiz?


Gürcan Bilgiç: Ahmet Abi Zidane'ye Milan maçında asisti sen yapmışsın diyorlar öyle bir efsane dolaşıyor oratada.


Ahmet Çakar: Yok öyle bir şey. Top bana çarptı ama yön değiştirmedi. Sonra birinden birine, birinden birine gitti gol oldu.


Gürcan Bilgiç: Ama öyle diyorlar.


Ahmet Çakar: Attıysam ben attım. Zidane ortaladı. Costacurta ile Ancoletti'nin arasından çıkıp kafayı vurdum. Var mı?

Programın bir tarafında Ahmet Çakar Fransa Başkanını odadan kovuyordu, kimsin diye...Bıraktım oralarda.

Düzeltme


http://theneretva.blogspot.com/2008/08/st-kimlik-alt-kimlik.html Baktım ki formanın sırtının en tepesinde Bayern yazıyor böylece linkteki yazım geçerliliğini yitiriyor. Düzeltelim istedik. Hertha Berlin'in de en sırtının en tepesinde Berlin yazıyor. Bu sistemin tüm Bundesliga'da uygulandığını düşünüyorum. (Valla bütün takımların maçlarını seyredemedim ne yalan söyleyeyim) Neden bizim ligimizde bu uygulama yok diye soralım o zaman? Olsa daha iyi olmaz mı? Aslolan Bayern'dir, Kayserispor'dur, Sivasspor'dur. Sonra gelir Topuz, Altıntop, Yılmaz.

Ancoletti ve Zeman


18. dakikada D.Vaio'nun golüne 41. dakikada Ambrossini'nin golü yetişti. Ama 79. dakikada gelen Valiani'nin golü Milan'ı sezonun ilk haftası mağlubiyetle tanıştırdı. Milan taraftarının aklında da 15 dakikalık Ronaldinho resitali kaldı. Büyük ihtimalle stattan çıkarken Kaka ve Nesta'nın son durumlarını birbirlerine sormuşlardır. Özellikle Antalyaspor'un komik basın açıklamasından sonra gündemimize giren stadyumlardaki sigara yasağı İtalya'ya da pek uğramamış gibi. Bologna'nın 79'da gelen golü sonra Carlo Ancoletti daha fazla dayanamayarak cigarasını yaktı. İtalyan yönetmen de çoluk çocuk seyreder demeden zoom yaptı Ancelotti'ye. Tribünü falan tartışırız tartışmasına ama yedek kulübesini tartışacak durumumuz yok. Hadi durumun Fener zamanlarındaki Zdenek Zeman gibi olsa hak vereceğim sana ama oralara daha var. Gerçi Zeman Lazio'da da cigarasını eksik etmezdi yanından. 10 dakika daha bekleyemedi Carlo. Çok darlandı çok.

30 Ağustos 2008 Cumartesi

Kenan Başaran'ın Yazısı

http://www.medyatava.com/haber.asp?id=46989 Sn. Kenan Başaran'ın Referans'ta yazdığı yazıya medyatava'da rastladım. Ülkemizde yayınlanmakta olan 13 lig, bu liglere kanallarımızın ödediği paralar. Sizlerle paylaşmak istedim.

UEFA Süper Kupa


Şampiyonlar Ligi'nin başlangıç tarihine kadar gidip 1992'den 2008'e Süper Kupa'yı kimler kazanmış merak ettim. Daha doğrusu merak ettiği şu idi. Şampiyonlar Ligi şampiyonları mı önde yoksa UEFA Kupası Şampiyonları mı? 92-08 yılları arası UEFA Kupası Şampiyonları 9-8 önde. Zenith'in dün akşam kupayı alması dengeyi UEFA'cılar lehine bozdu. Bu yıllar içerisinde Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak 3 final oynayıp 3'ünü de kazanan Milan'ı bu kupada ayrı bir yere koymak gerek. UEFA'cıların 9 skoru da farklı takımlardan. Parma, Barcelona, Chelsea, Lazio, Galatasaray, Liverpool, Valencia, Sevilla ve Zenith...Değişik bir istatistik...

Porto ve Platini


UEFA Başkanı Michael Platini'nin Porto'nun Şampiyonlar Ligi'ne katılmasını spor ahlakı ile bağdaştıramadığına diar açıklama yapması Fenerbahçe için olumlu bir gelişme. Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından iptal edilen 1 yıllık ceza için Platini şöyle devam etmiş. Rüşvet olayına karışmış bir kulübün Şampiyonlar Ligi'nde olması mantıklı değil ama karara saygılı olmak durumundayım. Fenerbahçe şu anda UEFA için önemli bir takım. Geçen seneki başarılarından dolayı yükselen bir değer. Futbolu çeşitlendirip İngiliz, İtalyan ve İspanyol kulüplerinin hemogonyasını arada sırada kırabilecek bir kulüp olarak bakıyorlar Fenerbahçe'ye. Bu onların bakış açısı tabi ki...Olur olmaz orası meçhul. Bu bakış açısının oluşmasında Şenez Erzik'in de parmağı var. UEFA Finalinin Kadıköy'de olması ve Platini'nin Kadıköy çimlerinde Zico ile top sektirmesi hep bu bakışın desteklenmesidir. Uzun lafın kısası, PORTO Platini'nin kara listesinde. Bu da Fener için iyidir. Kimse her sene çeyrek finalde Chelsea, Liverpool, Man U, Real Madrid, Barcelona, Milan, Juventus, Bayern istemez. Türk takımı istemezuk der bunlar devri bitti. Heyecan lazım.

Premier League Seyretmek Hiç Bu Kadar Zor Olmamıştı


NTV'den TV8'e geçtiğinde epey üzülmüştük. Artık Kosova'nın ağzından Liverpool maçı dinleyemeyecektik. TV8'den Fox'a geçtiğinde de üzüldük. Ölçülen bir kanal olan Fox'un lig ilerledikçe ligi rating kurbanı yapacağı besbelli idi daha en başından. Öyle de oldu. Son haftalarda neredeyse sadece Tuncay'ın maçını verir olmuşlardı. Özellikle pazar günü 18:00'e denk gelen maçlar rating kurbanı oldu. Bu sene Digitürk aldı Premier League'yi (PL) Saran'dan. Artık açık kanaldan PL seyretmek de böylece sonra erdi. Elimizdeki nimetin farkındaydık aslında ama yazık ettiler bize. Aylık 22,90 YTL'lik Ekonomik paketle ne Turkcell Super Ligi ne PL'yi seyredebiliyorsun.68,80'lik Ekospor paketi ile Lig Tv evinde. Ama bu paketle de PL'yi ve Beko Türkiye Basketbol Ligi'ni(TBL) seyredemiyorsun. Geçen sene NTV'nin 1 milyon'un altında satın aldığı TBL 7-8 milyona Digitürke gitti. İnanılmaz bir alışveriş. Bunu TFF'nin D Smart'a yapabildiğini düşünsenize. Hah aylık 84,80 YTL ödeyerek rahat edeceğiniz bir paket var. Spor Paketi. Lig Tv'ye ek olarak PL ve TBL'yi de izlemek isterseniz fazladan 16 YTL ödemeniz gerekecek. 84,80*9=763,2 YTL. İngiliz aylık 36 sterlin yani 77,4 YTL ödüyor PL'yi seyretmek için.(http://acetobalsamico.blogspot.com/2008/08/futbol-aknn-bedeli.html) Hazıra konduk, teşekkürlerimizi iletiriz. Diyeceğim şudur ki PL'yi izleyelim izlemesine ama İngiliz'den de pahalıya seyretmeyelim. Benim canımın sıkıldığı nokta burası...Lig benim değil ayrıca benim İngiliz kadar param yok.

29 Ağustos 2008 Cuma

Josico ve İspanya Milli Takımı


Şekip Mosturoğlu: Josico eğer sakat olmasaydı Euro 2008 kadrosunda yer alacaktı.

Neretva: Bundan eminim ama bana şimdiye kadar Josico'nun kaç kere milli olduğu ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Şekip Mosturoğlu: Eeeee öööö

Neretva: U21 takımı ile Avrupa Şampiyonluğunu kazanan bir oyuncu.

Şekip Mosturoğlu: Hımmm.

Neretva: Başka sorum yok.

Rafa Benitez'in Korkusu


Rafael Benitaz gruplarında yer alan Atletico Madrid'i şimdiden grubun kendileri için en zor takımı ilan etti. Vicente Calderon atmosferini överek aynı Liverpool taraftarı gibi itici güç olduklarını söyledi. Aynı zamanda kendi gruplarını da ŞL'nin en zor grup olarak nitelendirdi. Kadrosunda Sinama Pongolle ve Luis Garcia gibi Liverpool'un eski oyuncularını da bulunduran Atletico şimdiden grubun istenmeyen çocuğu durumunda. 4. gruptan gelmesi sebebi ile hiçbir takımın grubunda görmek istemediği Atletico ön eleme maçında Schalke 04'ü 4'ledi. Piyango Liverpool'u vurdu. Agüero, Forlan ve Pongolle'nin Liverpool'un başını ne kadar ağrıtacağı tartışılır ama maç seçen Luis Garcia ve Maxi Rodriguez Atletico'nun önemli silahları. Ujfalusi de geçen sene defansta yaşanan sorunları bir nebze de olsa giderdi. Bekliyoruz. Özellikle Torres'in Calderon'da neler yapacağını.

Parayı veren?


Riera Benitez'in ısrarlı sol kanat arayışları sonucu Anfield'in yolunu tuttu. Liverpool bu transfer için Espanyol' 8 milyon pound ödeyecek. Liverpool şehrinin diğer takımı Everton Riera için 12 milyon pound tekli etse de transfer gerçekleşmedi. Riera ben Liverpool'da oynarım Everton'da değil dedi. Espanyol da 4 milyondan oldu...

Saha Everton'da


Louis Saha Everton'la 3 yıllık (1 yılı opsiyonlu) anlaşma imzaladı. Man U'da 214 maçta 42 gol atan Saha 18 kez milli ve milli takımda 4 golü var. Everton'un bu sezon Lars Jacobsen ve Segundo Castillo ile 3. transferi olan Saha 2004 Ocak ayında Man U'ya neredeyse 13 milyon pounda transfer olmuştu. Yakubu ile iyi bir ikili olacağını düşünüyorum. Bu sezonun her 2 maçında da gol atan Yakubu biraz rahatladı diyebiliriz. The Guardian öyle diyor...

Fener ve Grubu


Fener'in grubunun geçen seneden daha kolay olduğuna dair bazı iddialar üzerine fikirlerimizi yazalım dedik. 1. torbayı olduğu gibi alıp bir tarafa koymak gerek. O torbadan kimi çekseniz başınıza iş alırsınız. Fener'de olsanız, Porto'da olsanız. Çok da ayırmamak gerek. Önemli olan şu...Arsenal, Porto ve Dinamo Kiev futbolu Fener'den daha hızlı oynayan takımlar. Daha iyi takımlardır, defansları daha iyidir, forvet hattı kuvvetlidir demiyorum. Bunları bir kenara koyalım. Daha hızlı takımlar. Quaresma'nın Inter'e gitmesi Porto'yu ne kadar yavaşlatsa da Fener'den daha yavaş oynayan bir takım yapmaz. Fener 2 Partizan ve Antep maçında resmen satranç oynadı. Düşüne düşüne. Geveleye geveleye. Geçen sene PSV maçlarını özellikle analiz edin. PSV'nin 2 maçta Fener'e gol atmayı bırakın posizyon dahi bulamadığını göreceksiniz. Fener gruplarda 7 gol yedi. PSV'ye pozisyon dahi vermedi. Fener'in kilit rakiplerinden Porto'nun hızlı oyununa özellikle oradaki maçta cevap vermesi gerekecektir. Cevap vermesi gereken durumlarda geçen sene hep Deivied devreye girdi. Fener'in bu tempoya cevap verecek bir oyuncusu daha var bu sene. O da Emre. Ama Fener her 2 oyuncudan da faydalanamıyor. Bu oyuncular Fener'i hızlı bir şekilde hücüm hattına taşıyacak ve topu olumlu kullanacak oyuncular. Şut atabilen oyuncular. Uğur ve Kazım size 25 kere saç baş yoldurur 1-2 yerde İlker misali Hakan Şükür'ün beynine atar. Bu onları 3-4 maç götürür. Sonra yine Uğur ve Kazım kardeşimiz yine İlker misali ayağının altından top kaçırır Fener yıllar sonra İnönü'de Beşiktaş'ı yener.İyi bir Deivied, iyi bir Emre'ye Fener'in o kadar çok ihtiyacı var ki...Hele bu grupta. Dinamo Kiev Artem Milevskyy ve İsmael Bangoura ile bu sene daha rahat pozisyon buluyor. Le Mans'da 2 sene önce Fransız Ligi'nin en çok gol atan 2. adamı idi İsmael. Fener'in işi çok daha zor. Çünkü Fener bıraktığımız yerde değil. Yavaş oynuyor, çok yavaş.

Villareal ve Fener


Villareal ve Fenerbahce 3. torbadan kuraya katıldı. İkisinin de amacı gruptan çıkmak. Villareal Josico'ya yol verdi ihtiyacı olmadığı için. Senna'yı bırakmadı, Josico'yu bıraktı. Fener Josico'yu kadrosuna kattı ihtiyaçlar doğrultusunda. Ne kadar doğru iş yaptığını zaman gösterecek.

28 Ağustos 2008 Perşembe

Bosnadaki Her Takım Boşnakların mıdır?


D Smart'ta halihazırda yayınlanmakta olan Beşiktaş-Siroki maçını anlatan arkadaşımıza birinin şunu açıklaması gerekir. Öncelikle maçtan önce biraz araştırma yapmalısın. Yahu kardeşim maçın başından biri Siroki'ye Boşnak takımı diyorsun adamların takımında ne bir Ortodoks Sırp var ne de Müslüman Boşnak var. Adamlar azılı katolik. Bosna'da sadece Boşnaklar yaşamaz. Hırvatlar da yaşar Sırplar da yaşar. Bosna takımı diyebilirsin ama Boşnak takımı diyemezsin. Bak hala diyor. Biraz araştırsanız bunlar olmayacak. Size bir örnek vermek istiyorum. Daha iyi pekişsin. Neretva Mostar'dan geçer. Şehri ikiye böler. Müslümanlarla Hırvatların mahallerini bile bölmüştür Neretva büyük çoğunlukla. Müslümanların takımı Velez Mostar, katoliklerin takımı ise Zrinjski Mostar'dır. Kısaca boşnak müslümandır bir anlamda. Dolayısıyla her bosna takımı boşnak takımı değildir.