20 Eylül 2008 Cumartesi

Önemliydi


Fener seyircisi adam koştukça güüüzaaa güüüzaa diye bağırıyor. 14 milyon euro değil de "adam yırttırıyor kendini" durumları. Buna bile hasret. Mücadele eden adama hasret olunur mu? Elektriklerimiz bugün kesilmedi durumu gibi. Yunanistan maçı bittiğinde 10 kişiye sırtını dönüp Marco diye bağıran seyircimiz gibi. Araya da gol sıkıştırmaya başladı Güiza. Daha fazla sıkıştıracaktır. Arada taraftar Alex'i de sıkıştırdı. Gelelim asıl konumuza. Emre Fener'e geldiğinden beri en iyi maçını oynadı. Başkanın demesi ile kucaklamıyor Fener taraftarı Emre'yi. (Carlos'u da şöyle bir sessiz karo geçti o kadar)Tık yok Emre'ye. Maç 1-0 devam ederken top hırsızlığı yaparak Alex'in önüne bıraktığı top kırmızı oldu. 2 geç gelseydi "ulan ya bu maçı da kazanamazsak, hem de 10 kişiye karşı" psikolojisi başlıyordu. Top kazandı, çok mücadele etti, rakip de düşünce iyi toplar kullandı. Koşan kavramını pek kullanmam çünkü ağzım yandı bir kere. Genç takım hocamız "o zaman 11 tane Mehmet Terzi koyalım takıma, sizin ne farkınız kaldı ulannnn" diye bağırınca...Koşan takım ifadesini literatürümüzden çıkardık. Rakibi bozmadıktan sonra koşsan ne yazar. Yanında koş dur. Daha önce Fener'i ileri taşıyacak iki adamdan biri demiştik Emre için. Diğeri tribündeki Deyvit. Josico iyileştiğinde banko oynayacaktır, Emre ile. Ara orta, orta, hücum ara ve hücum oryantasyonu için bu adamın ne kadar önemli olduğunu ben biliyorum ama tribün bunu dillendirmeyecektir. Ya da Emre'nin istikrarsızlığına çok be çok istikrar katması gerekecektir bunun için. Belki yine de olmayacaktır. Çift taraflı oynayabilen Emre ve ona tek yönde ayak uyduracak Josico Alex'i daha çok ileri itecektir. Şunu bile yazdılar yahu. Aragones gibi adamın futbol anlayışı Emre ile uyuşur mu? Çüşşş...Çüşşş...Alex'in varsa Emre'n ve Josico'n iyi olmak zorunda. Hatlar kopuk yeni yeni tamir edilmeye çalışıyor. Aragones'i asmayın hemen. Önemliydi. Emre...


Photoshop mudur nedir?

Fotoğraf ve haber fenerbahce.org'den. Marca gazetesi 6 Ekim günü Güiza'ya ödül verecekmiş. Güiza Fener'e bu sene geldi. Maç Porto maçı değil. Formadan belli. Lig'de Güiza'nın golü yok. Partizan ve MTK maçı da değil. Hem bu formalar giyilmedi bu maçlarda hem de formada ayyıldız var. Ligi mi kazandın geçen sene kupayı mı aldın da ayyıldız takmaya hak kazandın? Hazırlık maçında atılmış bir gol müdür? Değildir...Bu forma geçen senenindir de resmi sitede bir photoshop oyunu mu yapılmıştır. Galiba öyle olmuştur. Bugün yarın anında yalanlarsanız biz de özür dileriz. Alex galiba...

Zola Upton Park'ta


Başlangıç için kendi sahanda oynamak güzel ama PL'de karşında Newcastle'nin olması daha bir güzel. Helva gibi dağılıyor Newcastle. Zola ilk Upton Park tecrübesinde Newcastle'yi 3-1'le uğurladı. Güzel bir debut...

Tam gına geldi diyecekken


Bir taraftan rapor hazırlamaya çalışıyorum bir taraftan da Denizli-Trabzon maçını seyrediyorum dün akşam. Her ikisini de beceremiyorum ayrı. Bir ara Gökhan Ünal golü attı ve kale arkasındaki Trabzon tribünlerine gitti. Başladı bebeyi sallamaya. Yahu dedim gına geldi artık biraz daha yaratıcılığınızı kullanın da değiştirin şunu. Bebeto'dan beri boğulduk artık. Semih galiba emzik neyin yapıyordu. Zannediyorum ki Gökhan'ın çocuğu oldu. Meğerse Egemen'inmiş. Sevinç aynı olmasına aynı. Ama Egemen'in sevincine tüm arkadaşlarının ortak olması ve bunu göstermesi hoşuma gitti. Gına gelmesini unuttum. Soyunma odasının kader birliği...Top oynayan arkadaşlar bilir. Arkadan birinin gol gelmeyince sallayın şu beşiği artık diye bağırması bile motivasyondur. İnanın böyledir. Haydi aslan, haydi kaplan demekten daha farklıdır. Allah bağışlasın diyoruz.

Vay anasını sayın seyirciler 5 oldu


Werder Bremen Allianz Arena'da tam 5 gol attı. Bayern'in 2 skoru ise Bremen'in eski oyuncularından Tim Borowski'den. Yarına bu maçın istitastikleri daha fazla su yüzüne çıkacaktır. Bayern en son şu zaman şu kadar fark yediydi de falan da filan da. Neyse...Maçın 16. dakikasında Bremenli Baumann'ın gördüğü bir kart var. Sonra da hakemin kendisini uyarmak zorunda kaldığı bir pozisyon. Atabilir miydi? Neden olmasın...Bazı kırılma noktaları vardır ve o noktaların her zaman daha iyinin yanında olmasını futbolun adalet mekanizmasının işlemesi için isterim. Kaptan sahada kaldı bir şekilde. Demichelis maçta Bayern adına sarı kart gören tek oyuncu.Kendi sahanda hem de Werder Bremen'den 5 yiyorsun ve maçı tek sarı kartla bitiriyorsun? Maçı seyretmeden skoru öğrensem Bayern'den kim atılmış kaçıncı dakikada diye sorarım. Maçtan sonra oyuncular arasında yaşananlar o kadar güzeldi ki...Hepsi sinirlerine hakim. Bunu neden yazdım? Bu Bremen'in kendini her türlü kabul ettirmesinin kanıtlarından biriydi. Oyun olarak, skor olarak, hakemin etkisi olmadan, ezerek. Geldim, gördüm, yendim. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'tan 2'si birbiriyle oynasa ve biri birine deplasmanda 5 tane sallasa. Aman Allah'ım. Şu 1.96'lık Mertesacker'in ilacı Naldo'ymuş galiba yoksa Metzelder'le Euro 2o008'de körler sağırlar birbirini ağırlar durumundaydılar. Metzelder'i adam yokluğuna geçen hafta Real maçında seyrettim aynen devam icraatlara. Maçı anlatan arkadaşımıza küçük bir uyarım olacak. Podoski'nin %100 ofsayt olduğu bir pozisyon var. Top Podolski'nin ayağına geldiği gibi de hakem bayrağı çekiyor. Tutturdu hakem şöyle bir düşündü ondan sonra bayrağı çekti diye. Geç çekti bayrağı da falan filan. Değil efendim değil, kuralı uyguladı.

19 Eylül 2008 Cuma

İskoçyalı Sinan..



Pazar günü Man United'i ağırlayacak Stamford Bridge sakinleri. Maç eksiğiyle Mavilerin 6 puan gerisinde olan United kesin olarak kazanmak istiyor haliyle. Sezon başında Scolari' nin ılımlı açıklamalarını elinin tersiyle itip o dakikadan beri Chelsea ve Scolari' ye giydiren Ferguson yine boş durmamış. " Arsenal maçları Chelsea maçlarından her zaman daha büyük olmuştur." diyerek yine ayarı vermeye çalışmış. Amaç ne? Şimdi Arsenal maçları daha önemli oluyor diye sen daha rahat mı alacaksın bu maçı. Ya da topçuların " Ulan sanki Arsenalle oynuyorz ooolm, bi sakin olun be!" psikolojisine mi girecekler. Rakibin moralini bozmak falan da değil bu. Anelka' nın da çıkıp " Gül gibi Arsenal' i bırakmaz olaydım" diyecek hali yok. Neresinden bakarsanız bakın her yönüyle bir Sinan Engin açıklaması bu. Bizim Sinan çıksa " Galatasaray maçları Fenerbahçe maçlarından çok daha önemlidir bizim için" dese " Hoop noluyoruz birader gene!" demez mi herkes. Belki örnekteki gibi derbi değil United Arsenal maçları ama çemkirme konsepti aynı. Sadece bizim ligde olmuyor boş açıklamalar, Sir diye kayırmamak lazım..

Nostaljinin Nostaljisi..

Sadece Fener malzeme değil


İngiltere aşağıdaki maç sonuçlarını tartışıyor. Son PL ve ŞL şampiyonuna neler oluyor? Ronaldo'nun Real Madrid flörtü soyunma odasının ahengini mi bozdu? Carrik'in sakaltlığı takımı bu kadar etkiledi mi? Berbatov yoksa olmayacak mı? Man U bu haftasonu Chelsea'ye de kaybederse neler olur? Fener'i geçtiler valla. Durun bakalım yahu. Galiba Owen H.'in sakatlıktan yeni çıkmış olması, verimsiz oynaması ve M. Carrick'in durumu Alex Fergosun'u fazlasıyla zorluyor. Scholes'in durumu da pek parlak değil. O bölge sorunlu. Liverpool'da Mascherano ve Alonso özellikle Carrick sakatlandıktan sonra epey ağır bastı. Maç orta sahada kazanılır klişesini tekrarlama yazısı yazmıyoruz burada. Ama sanki görünen köy Alibeyköy. 20 dakika Anderson aradım sahada cumartesi günü. Owen ise kayboldu. Lampard, Deco ve Obi Mikel. Against Man United. Coming Soon.


Community Shield: Manchester United 0-0 Portsmouth

Premier League: Manchester United 1-1 Newcastle

Premier League: Portsmouth 0-1 Manchester United

European Super Cup: Manchester United 1-2 Zenit St Petersburg

Premier League: Liverpool 2-1 Manchester United

Champions League: Manchester United 0-0 Villarreal

Yorumsuz


Avrupa Fatihi Galatasarayımız, UEFA Kupası 1. tur ilk maçında İsviçre temsilcisi Bellinzona'yı St. Jakob Park Stadı'nda ezdi geçti, tur biletini şimdiden cebine koydu! Aslan, süper transferi Milan Baros'un attığı 2 golle kükredi! Son sözü 'dünya yıldızı' Lincoln söyledi. Cimbom, 2 Ekim'de Ali Sami Yen Stadı'nda oynayacağı rövanş maçını formaliteye çevirdi.


Başlıktaki gibi yorumsuz kalamıyorsun maalesef. Ezmek ve geçmek. Dün akşam. Aynı maç. Adamlar 10 kişi. İsviçre Ligi. Kalamıyorsun yorumsuz. Tutamıyorsun kendini.


El Diego ve Inter


I think we'll link up with him. He still has great appeal and it seems to me that he is out of the tunnel," Moratti told La Gazzetta dello Sport.


Inter Maradona ile danışman olarak anlaşmak istiyor. Birinci ağızdan bunu okuduk.


Zanetti, Cambiasso, Cruz, Burdisso, Walter Samuel, Crespo takımdaki mevcut Arjantinliler. Olayı Güney Amerika boyutuna taşırsak yukarıdaki isimlere Mancini, Nelson Rivas, Maicon, Cesar, Jimenez, Adriano, Maxwell ve Cordoba'yı da eklemek gerekiyor. 7 İtalyan, 6 Arjantinli, 5 Brazilyalı...1930'lardan beri sever İnter Arjantinlileri. En az İtalyanlar kadar. Ama Napolilerden daha az.

Birşeyler eksik mi?


Euro 2008 formalarımızda dikkatimi çeken bir nokta oldu. Bu nokta daha çok bir eksiklik gibiydi. Ya da ben öyle olduğunu düşünüyorum. Klasik formalara geçişimiz beni her ne kadar mutlu etse de göğsün ortasında ayyıldızın değil de numaranın kullanılmasını klasik anlayışımı biraz darmadağan etmişti. Euro 2008'in diğer formalarını inceledim bu sebeple. Acaba numaranın göğsün tam ortasında mı kullanılması gerekiyordu. Hayır öyle bir zorunluluk yoktu. Bu klasiklik özlemimizi gidermeyen formalarda neyin eksik olduğunu diğer takım formalarını incelerken buldum. Hem klasik hem de bir değişiklik. Güzel olurdu herhalde. Ülkelerin çoğunun formasında futbol federasyonlarının amblemi var da bizim neden yok? Göğsün ortasında ayyıldızı, sol tarafta TFF'nin logosunu sağ tarafta da numarayı kullanamaz mıydık? Yine Euro 2008'in en sade formalarından biri olurdu. Bu eklemeye rağmen. Euro 2008'in formalarını inceleyin. Hemen hemen hepsinde ülke bayrağı yok ama futbol federasyonlarının amblemleri var. Biz de bayrağı çıkalım demiyorum. Aksine karşıyım. Bayrak da olsun TFF'nin amblemi de olsun. Ha ya da olmasın da diğerlerinden bir farkımız mı olsun? Yorumlarınızı bekleriz.

18 Eylül 2008 Perşembe

Takım Arkadaşı Satılmaz..


Fener 3 tane yedi Porto' dan. Ne Porto zevk verdi bana ne de Fenerbahçe. Maçtan aklımda kalan en önemli kare Carlos' un Uğur' a yaptığı hareket. Çok basit bir pas atıyor Uğur' a, o da ayağının altından kaçırıyor topu, yakalayamıyor. Carlos da bir elini kaldırıp pis bir şekilde sırıtıyor; " Ulan kimlerle top oynuyorum ben!" tribine giriyor. Şimdi böyle bir hareketin yapılması başlı başına yanlış, sahada satmayacaksın sen takım arkadaşını. Ayrıca şöyle bir noktası daha var, sen madem çok büyük futbolcuyum ayağı çekiyorsun o ilk golü aval aval izlemeyecektin arkadaşım. Takımı geriye düşürüyorsun, sonra da takım arkadaşını aşağılıyorsun. Senin ne kariyerine laf eden var burda, ne de saha içindeki liderliğine. Ama imam cemaat muahbbetine döndürürsen maçı, sonrasında takım arkadaşına bu şekilde kızmaya da hakkın yok. Hep takıma yaptığın abiliği övdük, onu da kaybetme lütfen..

Sabah Spor

Turkcell Süper Lig'de "Dört Büyük" kulübün hocalarından hangisi sizce önce kovulacak? Sabah'ın muhteşem anketi başladı. 18 Eylül 15:37 itibari ile sonuçlar aşağıdaki gibi. Sporun nabzını yaptığı muhteşem anketlerle ölçen gazete. Sabah...

(Sadece "sonuçları göster"e tıkladım. 40.637'den biri değilim. Yargılamayın)

Skibbe (Galatasaray) 63.16 % (25666)
Aragones (Fenerbahçe) 29.05 % (11804)
Ertuğrul Sağlam (Beşiktaş) 4.02 % (1634)
Ersun Yanal (Trabzonspor) 3.77 % (1533)
Toplam Oylar: 40637

Fener'in Ratingi


Dün akşam oynanan Porto-FB maçı tüm kişlerde 11 rating %33,4 izlenme payı, AB grubunda ise 12,9 rating %35 izlenme payı getirdi. Yaprak dökümü ise tüm kişilerde 15,7 rating ve %45,5 izlenme payı, AB grubunda ise 17,5 rating ve %46,5 izlenme payı elde etti. Yaprak dökümü, Fener'i geçti. 1. Yaprak Dökümü, 2. Fener maçı. Dizinin bitimi biraz maçın başına sarktı doğal olarak ve maçın hemen başında da 2 fark olunca izleyici biraz ekrandan kaçtı. Ama asıl sıkıntı, rating ölçümlemelerini gerçekleştiren AGB'nin örneklemenin içinde uydunun payının %35-40 civarında olması. %50 karasal desek. %10-15 de Digütürk + D Smart + Kablolu. %100'ü bulduk. Evinde sadece uydu olanlar ya maçı seyretmedi ya da maçı seyredebileceği bir komşuya ya da arkadaşa sekti. Malum şifreli durumundan. Fener'in 11-12 ratingde kalmasının sebebi budur. Yoksa 15-16 ratingi yine doğrulturdu Fener. İsterseniz geçmiş yıllara şöyle bir göz atalım bakalım Fener'in TV performansı nasıl? 19 Eylül 2007. Fenerbahçe-Inter maçı. Maç Star'da. Maçtan önce de Yaprak Dökümü Kanal D'de. Aman ne güzel tesadüf. AB Grubunda maç 19,1 rating %48,9 izlenme payı elde ediyor. Yaprak Dökümü ise 14,8 rating ve %38,7 izlenme payı. Fener 1., Yaprak Dökümü 2. Ha İnter ayrı Porto ayrıdır. Bir maç deplasmandadır bir maç içeridedir. Ahmet kardeşimize de teşekkür ederek görüşlerini dile getirelim. "İçerideki maç genelde dışarıdaki maçtan daha fazla rating getirir. Daha bi kamuoyu oluşturulur, pire deve yapılır, falan filan."

17 Eylül 2008 Çarşamba

Komplo Teorisi


Lugano'nun pozisyonunu çok tartışacak olan biziz Emre Tilev başka kimse tartışmayacak. Biz derken siz tartışacaksınız. ŞL'de 90. dakikada böyle bir penaltının verilmesi değil verilmemesi normal. Normal olmayan çok şey var ama o normal olmayanları Aziz Yıldırım değerlendirecektir. Şşşşşşşş. Tabi biraz daha sessiz olursak. Biz yazmaya başlasak sabaha kadar yatamayız. Bizim Platini ve Fransız hakemle ilgili komplo teorilerimiz buruşturulup çöpe atıldı.


" 2-3 sene öncesinin Avrupa'daki Fener'ini bekliyorum. Top oynamaya çalışan, pozisyon da bulan ama bunları değerlendiremeyip maçı da daha iyi oynamasına rağmen hediye eden. " dediydik.


"Daha iyi oynamasına rağmen" bölümünü tutturamadık ama aşağı yukarı beklediğimiz gibi oldu. Bu kadar basit hata tenis maçında oluyor ancak.


Bu işi en iyi bilen Meira oldu. Ne demişti Meira "Gözünüzde büyütmeyin".

Yazılacak çok şey var ama yazılmayacak. Ben şunu diyerek sözlerimi bitirmek istiyorum. Başkan haklı. "Özellikle bu ülkede bir kulübün başkanının futbolu herkesden iyi bilmesi gerekir. Hele bu kulüp Fenerbahçe ise. Bereket sorun yok başkan futbolu iyi biliyor. Dünya futbolunun nerelere gittiğini de biliyor. Sen neyi yazıyorsun ulan"

Bir istatistik de Arsenal için


Arsenal'in ne zaman yolu geçmişin Sovyetler Birliği'ne düşer boynunu büker İngiltere'ye dönder.


CSKA Moscow 1-0 Arsenal (Ekim 17 2006)
Dynamo Kyiv 2-1 Arsenal (Ekim 21 2003)
Shakhtar Donetsk 3-0 Arsenal (Kasım 11 2000)
Spartak Moscow 4-1 Arsenal (Kasım 22 1999)
Dynamo Kyiv 3-1 Arsenal (Kasım 4 1998)

Samuel Etooooo


Samuel Eto'o "Scoring is only easy when the ball is in the net."

Gol atmak sadece topu ağlarda gördüğünüzde kolaydır.


THE REAL SAMUEL ETO’O

Favourite music : Cameroonian music. Rumba music,

Favourite film : Philadelphia.

Favourite actor/actress : Tom Cruise/ Penelope Cruz.

Favourite car : I’m not going to advertise, but I like cars and have more than one.

Favourite animal : I don’t have one.

Hobbies : Sleeping.

All the time? : No! I like to sleep, but I spend time with my family because there are many things to do. I’ve got three kids at eight, four and five months who need lots of attention.

Who would you like to be stuck in a lift with? My wife.

Most treasured possession : I love books. There are some very good Cameroonian writers on politics. I like to read them.

Favourite place : Douala, Cameroon. It’s a wonderful city. Please come. The people are good and friendly. The night life is there until the sun comes up. There are dangerous places, but it’s like that everywhere else in the world. The girls are great – very natural.

Platini ve Porto


http://theneretva.blogspot.com/2008/08/porto-ve-platini.html aynen böyle yazmışız zamanında. Bu akşamki maçın hakemi Platini'nin vatandaşı Fransız Berntrand Layec. Tesadüf olsa gerek. Özellikle taktir hakkının mevzu bahis olduğu pozisyonları dikkatlice seyredelim hep beraber. Bakalım neler olacak? Merakla bekliyoruz.

Hakemler hakkında


PL'de hakem polemiği başladı. City maçında hakem Mark Halsey Terry'i attı. Terry bu haftasonu oynanacak Man United maçında forma giyemeyecek. Hakem başı Keith Hackett'de bu adam kötü maç yönetmiştir ve hatalıdır dercesine Halsey'i Lig 2'de ki Chester maçına gönderdi. Alex Ferguson da çıktı dedi ki böyle bir şey bizim maçta olsaydı Halsey böyle bir muameleye maruz kalmazdı. Scolari de çıktı ve "Şaşırdım ama sevindim. Bu sadece İngiltere'de olur. Başka bir yerde hakem tanrı'dır. Federasyonda birileri hakemlerin tanrı olmadığını, aynen benim gibi ve oyuncular gibi hata yapabileceğini neyse ki biliyor" şeklinde yıkama yağlamasını yaptı. Halsey'de maçtan sonra haklıyım dedi. Jo'ya yaptığı hareket kırmızı karttı. Bir Terry, bir Jo, bir Alex, bir Scolari, bir hekem, bir federasyon, bir Halsey. Bunlar bu işi hiç bilmiyor canım. Hakemler falan. Terry'siz Chelsea işte öp başına koy be adam. Ama Alex Fergusun o kadar akıllı ve tecrübeli ki...Tilki mi desem kurt mu desem...Amaç o değil...Chelsea'ye de yenilirse daha 4 maçta en büyük rakiplerine karşı alınan 2 mağlubiyetin dayanılmaz ağırlığı...Sulu dereye götürür susuz getirir valla adamı...

Suni mi çim mi?

Suni çim tartışmalarında dikkatimi çeken bir konu var. Bütün uzmanları devreye soktuk, hepsine sorularımızı yönelttik. Sorulması gerekir mi? Tabi ki gerekir. Abdullah Gegiç'in dediği gibi "bilimin ipini bırakmayacaksın". Fener-Hacettepe maçı sona erdi ve Fener yenildi. Herkes Aragones, Can Arat ve Porto maçına döndü. Bu adamlar kobay mıdır? Değildir. E o zaman birisi de çıksın maçtan sonra suni çimde oynamanın doğal çimde oynamaktan ne gibi farkları var diye sorsun bir iki oyuncuya. Karate Kid Can diye bir meze yakaladılar ya açılacak yanına bir ufak. O zaman ben cevap vereyim. Toprak sahada da oynadım, çim sahada da oynadım, suni çimde de oynadım. Toprak sahada sürekli oynayıp çim sahaya çıktığınız zaman bu top sekmiyor diye garipsemeleriniz başlıyor. Havasını falan kontrol edersiniz topun:))) Zemin toprağa göre daha yumuşak olduğu için sizi daha da derinliklerine çeker. Hız kaybını hissedersiniz kendinizde. Daha fazla yorulur musunuz evet yorulursunuz. Ama çim saha ile toprak sahayı tartışmıyoruz. Ben severim toprak sahayı aslında. Özellikle yağmuru yemesine rağmen balçık olmayan toprak sahaları. Ne diyorum ben yahu...Çim sahadan suni çime çıkınca ise. Top daha da yavaşlıyor yere sekince. Bir miskinlik çöküyor insanın üzerine resmen. Hareketleriniz yavaşlıyor ve adelelere "süspansiyon" görevi doğal çime göre azaldığı için maçtan sonraki sabah adelelerinizde daha fazla yorgunluk hissediyorsunuz. Daha da hızınız azalıyor. Sanki ayaklarınızda pranga varmış gibi bir hisse kapılıyorsunuz. (Fener-Hacettepe maçında oynamayan ama 3 sahada da futbol oynamaya çalışmış theneretva) Hacettepe'nin Fener'i götürmesinde küçük de olsa bunun da etkisi olduğuna inanıyorum. Hakikatten kolay değil. Suni çimde oynamak değil yıllarını doğal çime verip suni çime çıkmak. Yadırgıyorsunuz. Hacettepe'nin bu küçük alışkanlığının ne derece etkili olup olmadığını iç saha maçlarını özellikle takip ederek cevaplamaya çalışacağız. Ama herhalde Hacettepe'nin bir Beşiktaş ya da Galatasaray maçını beklememiz gerek suni çim konuşmak için. Ya da Ankaragücü'nün.

16 Eylül 2008 Salı

Onu dedin bunu da de


Porto'nun ŞL'de son 7 sezonda ilk maçlarını kazanaması "sendrom" olarak verildi basınımızda. En son 2oo1'de Rosenborg'u 2-1 yendi Porto ilk maçında. Çok güzel...İyi de sonra ne olmuş bir de onunla ilgili kısa bilgi geçseniz...2001'de bir üst gruba kaldı Porto, sonra kısa bir ara verdi ŞL'ye ve UEFA kupasını aldı 02-03'te.03-04'te 1-3'lük Real yenilgisi ile başladı Mourinho ile ŞL'yi aldı. 04-05'te sahasında CSKA ile 0-0 berabere kaldı ilk maçta ama yine gruptan çıktı. 05-06'da Artmedia'ya 2-3 yenildi ve tarihinin en kötü ŞL tecrübelerinden birini yaşayıp grup sonuncusu oldu. 06-07'de yine CSKA ile sahasında 0-0 başladı 2.turda Mourinho'ya elendi. 07-08'e sahasında 1-1'lik Liverpool beraberliği ile başladı ama gruptan 1 çıktı. 2. turda ise Schalke'ye elendi. 2001'den beri hep kötü başlayan ama sadece 1 kez gruptan çıkamayan 1 senede UEFA'da kupa alan bir Porto. Kötü başlayan ama gruptan çıkma kültürünü hücrelerine kadar dokuyan bir takım. Diğeri kim? Arsenal. Allah kolaylık vere. Şimdi daha doğru oldu.

Ertem Şener




Marsilya-Liverpool maçında Ertem Şener " Ekmeğini taştan değil toptan çıkaranların ligi, Şampiyonlar Ligi"
Kuyt'un babasının balıkçı olduğunu da öğrendik o da iyi oldu.
Liverpool geriye yaslandı. Daha doğrusu Marsilya yasladı. (Aile var)

Anlayamadım


Muntari'ye İtalyan Futbol Federasyonu Catania maçında gördüğü kırmızı karttan dolayı 3 maç ceza verdi. Pozisyonu 3-4 kere seyrettim. Ağır çekimde de seyrettim. Catania'lı oyuncuya Muntari'nin teması var. Ama ilk temastan sonra darbeyi yiyen oyuncu öyle bir uçuşa geçiyor ki sanki dönüyor Muntari bir kez daha çakıyor Tedesco'ya. Sonra da iş çığrından çıkıyor. İşte futbolda böyle anlar dengemi bozuyor, uyku düzenimi iç ediyor. Herkes önce kendi bahçesini süpürecek. Bu tip pozisyonlara en büyük tepkiyi şüphesiz İngilizler gösteriyor. Emek hırsızı yaftasını yapıştırıyor. Manevi baskı o futbolcuyu sürekli takip ediyor. Ben de üzülmüyorum tabi bu durumlara. "Tedesco kendini Muhammed Ali gibi yere attı" demiş Muntari. Doğru demiş. Asıl açıklamayı ise Mourinho yapmış. "Bu pozisyon PL'de olsaydı Tedesco cezayı yerdi" demiş. İtalya'ya hoşgeldin Mourinho. Orası İtalya...Kimse İngiltere'de sopayı alır dişerini kırarım demiyor değil mi?

NTV Spor'da La Liga Nasıl İzlenir?


Kanal A ve şifreli futbol yazımızın hemen arkasından ntvmsnbc'de yayınlanan haberi "aşkın" arkadaşımız yorum olarak yazdı. Kendisine teşekkür ederiz. Mağdur olanlara yardımcı olması beklentilerimizle...Umarım sorun çözülür.


Bu ülkede kaç ilde kablolu yayın olduğu belli. 22-23. İstanbul'un hala çoğu mahallesinde kablolu yayın yok. Şişli'de var ama Bağcılar'da yok. Herkes D Smart ya da Digitürk gibi digital platform almak zorunda mı? Ya da durumunda mı? D Smart'a da bir seferliğine ödeme yapılıyor ama uydu tercih ediliyor. Turkcell Super Lig'i almadan da D Smart'ın işi zor. Büyütemezsin. Uydu Tv yayınlarının %50-55'i demek. NTV Spor karasalda zaten yok. Aşağıdaki uygulama işlerse gayet güzel bir gelişme olur uydu kullanıcıları için.


Türkiye’de ikamet eden ve TURKSAT’a çevrili uydu (çanak) anteni kullanan NTV izleyicileri La Liga hayecanını şu şekilde takip edebilirler:


1. Uydu alıcınızın Biss şifre çözebilme özelliğine sahip olması gerekmektedir. Çoğu uydu alıcılarında bu özellik bulunmakta fakat aktif durumda değildir. Eğer uydu alıcınızın şifre çözme özelliği açık durumda değilse, uydu alıcınızı aldığınız yetkili servisten destek isteyiniz.


2. Uydu alıcınızın menüsünde ‘CAS’, ‘Key Girişi’, ‘CAS System’, ‘CAS Keys’ veya benzer bir isimle yer alan KEY girişi menüsüne gelin.


3. Açılacak menüde yer alan şifreleme tiplerinden (Şifre Tipi, Cas Type veya benzer bir isimdeki seçenek) Biss olanını seçin.


4. Açılacak menüde yer alan talimatları uygulayarak aşağıdaki değerleri girin.NTV için; Biss ID: 0x1FFF (eğer 6 haneli ise biss ID 0x001FFF olarak girilmelidir.)NTVSPOR için; Biss ID: 0x1FFB (eğer 6 haneli ise biss ID 0x001FFB olarak girilmelidir.)Biss TP: 11892/12800(H) (Bazı modellerde bu sorulmamaktadır.)Key Değeri: A021230035461400 (eğer 12 hane varsa key değeri A02123354614 olmalıdır.)


5. Şifreyi kaydedip (Kaydet, Tamam, Save veya OK) menüden çıkın.


6. Şifreyi kaydettiğiniz halde yine izleyemiyor ve hâlâ ‘kanal şifreli’ gibi bir uyarı ile karşılaşıyorsanız uydu alıcınızı kapatıp açın.


7. Eğer alıcınız hala şifreyi çözemiyorsa lütfen cihazınızı satın aldığınız yetkili servisten destek isteyin.


Not: NTV’nin İspanyol Ligi maç yayınları, Türkiye içinde çatı anteni ile vericiler üzerinden, Kablo TV şebekesinden, D-Smart ve Digiturk platformlarından herhangi bir işleme gerek kalmaksızın sorunsuz bir şekilde izlenmektedir.