14 Aralık 2008 Pazar

Stankoviç ve Murat Erdoğan'ın Futbol Mantaliteleri


Önce Beşiktaş-Ankaragücü maçına gidelim. Dakika 15. Sol taraftan Murat Erdoğan iniyor. 3 Beşiktaşlı arasında pozisyon bulması imkansız ve Bambi'de tost olacak Mehmet'e topu sallıyor. Ya tutarsa zihniyeti ile. Top sekiyor ve Emreciksin'in önüne iniyor. Biz o zaman anlıyoruz ki Murat Erdoğan ya tutarsa demeden önce "Eminönü meydanında yalnız başına simit satar gibi" İnönü'de yalnız başına simit satıyormuş Emreciksin. Inter'in Chievo maçındaki 4. golünde ise sağdan Stankoviç ortada paket olacak adama değil geriden 18'i tarayan Zlatan'a atıyor. Ve artık alışılageldik bir Zlatan golü seyrediyoruz. Zlatan'ın gol vuruşunu Emreciksin yapsın demek tabi ki haddimize değil. Çok mu zor Murat Erdoğan'ın o topu 18 yayına göndermesi. Kafayı kaldırmana dahi gerek yok. Onu da geçtim. Ezbere gönder oraya. Mesele onu da yapsa o zaman Ankaragücü'nde Murat'ın ne işi var meselesi değil. Mantalite farkı. O topu geriden gelene atmaya çalış o top oraya gitmesin. Emreciksin Zlatan gibi vurmasın. Dağlara taşlara atsın topu. Pozisyonun içine sıçın hatta. Ama doğruyu yapmaya çalışın. Ortada Jan Koller'im olsa o topu geriye attırırım tüm kanat ataklarında. Defans zaten bir adamın peşinde hurraaaa iniyor altıpasa doğru. O forvet Mehmet değil de 1.60'lık Tyran Bouges olsa yine gidecek o defans oraya. Neyse...Yazdıkça konu uzuyor. Murat Erdoğan o topu altıpasın içindeki Mehmet'e atabiliyorsa yayın önünde simit satan Emreciksin'e de atabilir. Ama olay ayağında değil beyninde. Ulaşılamıyor.