5 Ekim 2008 Pazar

Vahamet

Dakika 81. 1-45 arası 0 pozisyon, 46-81 arası "bizler inandık siz de inanın" dönemi yine 0 pozisyon. Gol hakemin hediyesi. Ne mutlu ki Aghahowa CM günlerine geri döndü. Tek korkum Arsenal'in tarifeleri. Orada Lugano'ya faul var. Seviniyorlar. Evet Sn. Yula bir gol daha yedik. İlk yarıdaki o pozisyon gol olsaydı. Efendim? Yok bir şey...
Late post: 82-90 arası yine o pozisyon...

Trabzon-Konya Maçı


Trabzon-Konya maçında Veysel golü atınca çığırtkan Ciiiihhaaannn dedi Konya tribünleri Veysel. Maçı anlatan arkadaşımız konuyu hemen "ben demek ki yanlış görmüşüm golü Cihan atmış" durumuna soktu. 2-3 dakika sonra yine Veysel attı. Bu sefer de hala uyanamanın verdiği sarhoşlukla Veysel ligdeki ilk golünü attı dedi. O an arkadaşımızdan başka herkes farkındaydı golleri Veysel'in attiğından. Korktum ki Cihan gol atacak ve çığırtkan Hasspolatlııııı diye bağıracak. O zaman uyanır mıydı acaba?

İzlemek istiyorum


Bu hafta hangi maçları seyretmek isterdiniz diye sorsanız tartışmasız Heerenveen 5- Ajax 2 ve Rennes 3- Lyon 0 derdim. Heerenveen'in son dakikada kaçırdığı bir penaltı var ki hem penaltıyı hem de Barcelona'ya nazire yapmayı kaçırdılar. Pranjic kaçırmış. Avrupa'dan Futbol kovalayacağız artık. Sahi tüm TV kanallarında yayınlanan bu tarz programların adı Avrupa'dan Futbol mu?

Sportnig Gijon


Sporting Gijon hakkında zamanında küçük bir post girdiydik. Bu hafta deplasmanda Mallorca'yı 2-0 yendiler. Goller Carmelo ve Canello'dan. Bu galibiyetle de son sıradan kurtulup Real Betis'i sonunculuğa gönderdiler. Önümüzdeki maçlara bakıyoruz. Bakalım neler olacak?

Çıplak


Maç bitmeden postumuzu girelim dedik. Atletico maçına ne yazacağım ne yazacağım diye düşünmektense...İlk golde uyu, uyu ki top havadayken hala adam paylaşmaya çalışıyordu Atletico'lular. Sonra Messi attı kendini. Sonra siesta. 3-o. Meksikalı bu takımın başında kalırsa ki kalır Madrid'de çok güzel bir maç seyrederiz. Gelelim konumuza. Maç bitmeden yazmak çok daha iyi. Skor ne olur bilemem. Şu an 2-1. Bursa'nın formalarındaki istikrarsızlık oyununa fazla yansımadı. O ne kardeşim ya. Biri Yusuf yazar, biri M. Sarp biri Ozan. Biri de lakabını yazsın bari. Galatasaray'a ise karışan görüşen yok. GS'nin kırmızısı malum bayrak kırmızısı değil. Turuncu formaya kırmızı numara bu formaya da siyah numara tamamen okunmasın diye. Bellinzona maçında neden turuncu formanın arkasındaki numara siyahtı diye sorası geliyor insanın. Sadece bu maç için Yusuf'tan al bir klip yap Maradona'ya gönder daha yok mu diye menejerine telefon açtırır. Kendi takımıza koymayacağımız ve sadece skoru değiştirdiği sürece var olacak Yusuf 4-5 kere tabela değiştirme hamlesi yaptı bugün. İkisinde de başarılı oldu zaten. TSL'nin has adamı. Aybaba'nın soyunma odasında her maçtan önce M.Sarp ve Bekir Ozan'ı kenara çekip "run run run" dediği aşikar. Yoksa tek taraflı Yusuf attırsa da bu orta saha 1 kişi eksik. İkisi de iyi oynuyor. İtiyor ileri Yusuf'u. Yusuf ile Sercan, Romaşenko ve Adriano da iyi anlaşıyor ki Yusuf aldığı her topta solda ve sağda birini görüp ara pasları içeri katedip indirdi önlerine. Servet-Meira-Sabri ve Volkan'ı 3-4 kere kafa kafaya tokuşturdu. Son 2'den biri. Kewell is the king Lincoln is naked. Bu kadar net bir şekilde ortaya çıkamzdı herhalde bu pankart. Son sözümüz ise Ivankov'a. Libero değil ön libero. Yanılmıyorsam ilk golde 30 metre Yusuf'un önüne bir top attı ki al da at der gibi. Sürekli arıyor. Sürekli kafa havada. Ligimizdeki tüm kalecilerin kendisinin bu özelliğini özellikle seyretmesini salık veririz.

Oldies


Böyle bi LeeCooper gençliği havası sezdim bu fotoğrafta. Çekim bitince motorlarına atlayıp çevreden geçen yaşlı amca teyzelere " Yoldan çekil moruk!!" diye bağaracaklar gibime geldi. Çılgın gençlik işte. Aşağıdakinde ise kıyafetlerin daha bi piyanist şantör havası var, saçlar ise yine yırtıcı gençlik havasında Bekım abinin. Victoria abla da inceden yokluyor..