6 Eylül 2008 Cumartesi

Neden?

Ermenistan maçından sonra hangi maçı izlemek istersiniz diye sorsalar şüphesiz İspanya-Bosna Hersek maçı derdim. Maçın saati de TSİ 23:00. Cumartesi için gayet güzel bir saat. Ne olurdu bir kanalımız şu maçı verseydi. Fena mı olurdu. Fatih Hoca'ya not tutardık.

Değerlerimizi Kaybetmeyelim...Değerlerimize, değerler ekleyelim


85 doğumlu Gökhan OFTAŞ'tan Fenerbahçe'ye geldiğinde henüz Süper Lig'de forma giymemişti. Başarılı bir sezonun ardından Milli Takımın değişmezlerinden oldu. Bu sebeple Zico'ya Türk Futbolu adına teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Gökhan'ın U21-20-19-18......gibi kategorilerde milli formayı giymişliği yok. İlk kez A milli formayı 17 Kasım 2007 tarihinde giydi. Hem de Norveç maçında. Olmak ya da olmamak maçında. sıfır milli, sıfır süper lig maçı, gelinen takım Fenerbahçe ve milli takımın değişmez oyuncusu. Fenerbahçe kadrosunda Fenerbahçe'den daha büyük bir takımda kim oynar desek ilk sıraya Gökhan Gönül'ü yazarım. Umarım olur. Bu arada Gökhan'ın Avrupa Şampiyonusunda oynayamadığı için sadece 6 kez A Milli olduğunu da hatırlatmak isteriz. (Ermenistan maçı dahil edilmiştir) Herhalde Gökhan da neler kaybettiğinin farkındadır Euro 2008'de forma giyemeyerek. Konuyu nereye bağlayacağım. Serkan Kurtuluş 90 doğumlu olmasına rağmen daha büyük bir kariyerle Galatasaray'a geldi. Bu arada OFTAŞ'ın şampiyonluğu Gökhan için tabi ki önemli bir adımdı. (Zico artı Metin Diyadin diye düzeltsek) Serkan Kurtuluş ile ilgili düşüncelerimizi http://theneretva.blogspot.com/2008/09/fatih-serkan-kurtulu.html paylaşmıştık. Batuhan'la beraber Süper Lig'de en genç forma giyen oyunculardan biri. Milli takımlarda 50 maçı var. Henüz 18 yaşında. Hem Gökhan hem de Serkan sağ kanatta görev alıyor. Eğer Gökhan'ın yakaladığı şansı Skibbe Serkan'a verirse sadece GS kazanmaz. Gökhan ve Serkan ikilisi 10 sene Milli Takımın sağ tarafını tapular. Umarım Serkan da bu ağırlığı kaldırır. Bu çocuk henüz 18'inde. Madeni dikkatli işlemek gerekir. Heyecanlanıyorum ne yapayım. Onlar bizim değerlerimiz.

Ermenistan-Türkiye Maçı


Aşağıdaki linkte Uğur Meleke'nin Ermenistan maçından önce yazdığı yazı var. Şimdi size soruyorum. Bugünün bütün gazetelerini alalım. Ermenistan maçıyla ilgili bütün yazılanları çizilenleri okuyalım. En sona da Meleke'nin yazısını bırakalım. 2 saatimizi boşu boşuna harcamışız der miyiz demez miyiz? Bence deriz. Kendisine teşekkür ederiz. Alan daraltan, orta sahada basan,yakaladığını atan...O zaman her takım kazanır babam.

The Sun




1 Eylül 2001 tarihinde Almanya'da oynanan 2002 Dünya Kupası grup eleme maçı İngiltere'nin 5-1 üstünlüğü ile sonuçlanmış ve The Sun aşağıdaki başlığı atmıştır.

"Hayatımın en güzel sexi idi. Tam 90 dakika sürdü."

7 Nisan 2000 Fotomaç...İlk Leeds maçından 1 gün sonra

ŞEREFSİZ BUNLAR

“Taraftarından sonra İngiliz’in futbolcusu da şerefsiz çıktı. Çırağan Oteli’nde kalan Leeds’li futbolcular 5 milyonluk banknotların üstündeki ATA’nın resmine bıyık ve gözlük yapınca büyük tepki aldılar.”

Bu yaşandığı iddia edilen olayı kimin gördüğü belli değildir. Hatta yaşanıp yaşanmadığı da belli değildir. Olayın olduğu söyleniyor ama görgü tanığı ile ilgili bir bilgi vermiyor. Bir kitlenin tepki verdiğinin altı çiziliyor ama tepkiyi veren kitle ortada yok. Gazetenin "yarattığı bir haber" diyorum. Acaba gazete bunu çürütebilir miydi?

KÜSTAHÇA DAVRANDILAR

“Galatasaray’ın darmadağan ettiği Leeds United’ın taraftarı da futbolcusu da birbirinden çirkef. ATA’ya hakaret eden Leeds’liler ısınmaya çıkarken, sahada görevli polisimiz kalkanlarını kaldırarak tribünlerin tepkisinden onları korumaya çalışıyordu.”

Polisimizin görevi zaten Leeds United kafilesini korumak. Sanki yapmaması gereken bir davranışı sergiliyormuş gibi bir durum gazetenin dediği. Ayrıca taraftarın tepkisinin ATA’ya hakaretten dolayı olduğu söyleniyor. Böyle bir haber bir diğer spor gazetesi Fanatik’te yer almıyor. Taraftarın tepkisinin sözde ATA’ya saygısızlıkla nasıl bağdaştırıldığı bilinmeyen bir denklem.

8 Nisan 2000...Fanatik gazetesinde yazan Sn. Temel Özalak'ın köşesinden bir alıntı. İlk Leeds maçından 2 gün sonra...

“ Ama İngiliz gazeteleri olayları çarpıtıp, Türkleri ve Galatasaray’ı suçlamayı sürdürüyorlar. Üstelik Leeds’li fanatiklerin tehtidleri de ortada.Türklerden kurşunu esirgemeyeceğiz., onlara kurşun serbest diyorlar.Esirgemesinler bakalım ne olacak?Orada Türkler hem Türkiye’den hem de Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelip, tribündeki yerlerini alacaklar.Kimden korkacaklar ki?.”

İslam Çupi


“Türkiye’de statlara giden seyircinin vahşiliği, spor sayfalarının vahşiliğinden kaynaklanmaktadır. Adam gibi spor sayfaları adam gibi seyirci yaratacaktır.” İslam Çupi


Tabi ki şiddeti sadece bu kritere bağlayamayız ama bu kadar yürekli bir özeleştiriyi alkışlamak gerekir. İslam Çupi'yi bu vesile ile saygıyla anıyoruz. Fotoğraf 62'den. Lefter, İslam, Basri.


Medya, her şeyden önce meslek etiğine sahip çıkarak taraftarın eğitimini kendine görev edinmeli. ( Yrd. Doç.Dr.Ziya Koruç)

Yanarım ki ne yanarım

Yüksek lisans bitirme tezimde "Medya ve sporda şiddet" konusunu incelemiştim. Özellikle 6 Nisan tarihinde gerçekleşen GS-Leeds maçının 6 gün öncesini ve 2.maça kadarki süreyi ürpererek izledim. Kütüphaneden ilgili tarihlere ilişkin ne kadar gazete varsa indirtip 100'lerce sayfa fotokopi aldım. Hepsini tek tek okudum. Ve yanarım ki taşınma anında o fotokopilerin hepsini kaybettim. Ararım tararım yok. Tez hala elimde elimde olmasına ama görüntü yok. Hani bazı olayların üzerinden biraz geçmesi gerekiyor ya değerlendirmeyi daha iyi yapabilmek için...Duyguları biraz daha bir kenara bırakarak, biraz daha objektif olarak...Biraz daha halimize bakarak...Üzülerek...Bunları mı yazmışız, bu başlıkları mı atmışız diyerek...Onlar da sütten çıkmış ak kaşık değil diyerek...İngilitere maçında konuyu Dingilitere'ye bağlayarak...Sahada böyle sokakta böyle diyerek...Elin İngilizini Müslüman yapıp namaz kıldırdık diyerek...Ederek...Halimizin...İçine...Ederek...."Two Size" diyerek.

Fotomaç ve Fanatik


Transfer döneminde saymaktan yorulduğumuz isimleri transfer ederek "bomba transfer haberleri"ne imza atan spor gazetelerimizde dikkatimi çeken bir durum var. Özellikle "ölü dönemde" (transfer dönemi ama maç falan yok), hergün yeni bir isim tansfer ediliyor baş sayfada. Fener ağırlıklı. Bunu anlayabiliyoruz, tamamdır. Normaldir. Alıştık artık. Ama tutun ki Fener'in MTK maçı. Ya da GS'nin Bükreş maçı. O gün "parçala Aslanım", "Kaptır Fenerim" başsayfada oluyor. Bunu da anladık. Bu da tamam. Ama o günler transferlere yer yok. Yeterli malzeme var çünkü o gün için. Ne yani maç günü duyum almıyor musunuz? Böyle bir kaide mi var?Malzeme gazeteciliği bunun adı. Ne yapalım, atsan atamazsın satsan satamazsın.