31 Ağustos 2008 Pazar

Barcelona ve Guardiola


Milan'ın başına gelenler Barcelona'nın da başına geldi bu hafta. Numancia Barcelona'yı kendi sahasında 1-0 mağlup etti. Sadece 45 dakika maçı seyredip GS maçına bağlandığım için 45 dakikalık bir görüntü çizebileceğim. Zaten çok da kısa olacak. Geçen seneden farklı ne var derseniz D.Alves var. Deco olmadığı için de Yaya daha fazla oynar. Iniesta, Xavi ve Yaya yükü çekmeye çalışıyor. Messi, Henry ve Eto'o hücum hattı. Ben pek bir değişiklik göremedim. Yeni transferler Hleb, Keita ve Cacares ilk maçta Guardiola'nın yanında oturdu. Görüntü bildiğimiz görüntü idi.

Ayyıldızlı Takımlarımız


GS-Kayseri Süper Kupa finalinden sonra yazacaktım ama Kayseri-GS maçına nasip oldu. Ayyıldız taşıma hakkı Galatasaray ve Kayserispor'da. Biri Turkcell Super Ligi biri de Fortis Türkiye Kupası Şampiyonu oldukları için hakettiler Ayyıldızı. Ayyıldız Kayseri'nin sol göğsünde, Galatasaray'ın ise sağ göğsünde. Demek ki bunun belirli bir standardı yok. Yok ama keşke Galatasaray da Kayseri gibi kalbinin üstünde kullansaydı Ayyıldızı. Bence daha anlamlı olurdu.

Liverpool'un Zor Zamanları


Liverpool 13 Eylül günü Anfield'de Man U'yu konuk edecek. Dünya Kupası Grup Eleme maçlarına en çok hangi kulüp sevindi deseniz herhalde bunun cevapı Liverpool olur. Gerard'ı daha önce kaybeden LFC bugün de Villa Park da Torres'i kaybetti. Torres dizinden sakatlandı. İki kelimeyle diyeceğim "bünyesi kaldırmaz" LFC'nin. 1 Eylül günü kontrolden geçecek Torres'in ne kadar sahalardan uzak kalacağı belli olacak. Beklenen 7-10 gün arası. Bu ara yaraları sarmak için iyi bir zaman LFC için. Man U maçından hemen sonra takımın Marsilya'ya uçacağı da göz önüne alndığında Rafa Benitez'in zor zamanları başladı diyebiliriz.

Napoli-Roma Maçı


7 yıldır husumet sebebi ile taraftarsız oynanan Roma-Napoli maçına tren bileti bulamayan Napoli taraftarları treni gasp edip Roma'nın yolunu tuttu. 250 yolcu da Roma'ya ulaşamadı. Trene mi bilet bulamadılar yoksa paraları mı yoktu orasını bilemiyoruz. Sezonun ilk maçı. Olaylar erken başladı İtalya'da.

Hakemlerimiz


2000 yılında GS UEFA Kupasını ve Süper Kupa'yı kaldırdı. FB geçen sene Şampiyonlar Ligi'nde çayrek final oynadı ve GS'nin başarısını tekrarladı. Her sene bir takımımız öyle ya da böyle Şampiyonlar Ligi'ne kalıyor. Gönül çok daha fazlasını istiyor ama maalesef şimdiye kadar elimizde bunlar var. Sürekli tartıştığımız ve bazen de kantarın topuzunu kaçırdığımız hakemlerimiz nerede? Milli takım Avrupa 3.sü. Grup maçı yöneten Türk hakemi var mı? ŞL'de gruplarda maç yöneten hakemimiz var mı? UEFA'da maç yöneten hakemlerimiz var. Cüneyt Çakır Deportivo-Hajduk Split, Selçuk Dereli Slovan Liberec-MSK Zilina, Fırat Aydınus ise Napoli-Vllaznia maçlarını yönetti bu sene. UEFA Cüneyt Çakır'ı 6 Eylül'deki Andorra-İngiltere maçı için atadı. Bunlar güzel de hala Ahmet Çakır'ın Santra'da Bordoaux-Milan maçındaki efsanelerini mi dinleyeceğiz?


Gürcan Bilgiç: Ahmet Abi Zidane'ye Milan maçında asisti sen yapmışsın diyorlar öyle bir efsane dolaşıyor oratada.


Ahmet Çakar: Yok öyle bir şey. Top bana çarptı ama yön değiştirmedi. Sonra birinden birine, birinden birine gitti gol oldu.


Gürcan Bilgiç: Ama öyle diyorlar.


Ahmet Çakar: Attıysam ben attım. Zidane ortaladı. Costacurta ile Ancoletti'nin arasından çıkıp kafayı vurdum. Var mı?

Programın bir tarafında Ahmet Çakar Fransa Başkanını odadan kovuyordu, kimsin diye...Bıraktım oralarda.

Düzeltme


http://theneretva.blogspot.com/2008/08/st-kimlik-alt-kimlik.html Baktım ki formanın sırtının en tepesinde Bayern yazıyor böylece linkteki yazım geçerliliğini yitiriyor. Düzeltelim istedik. Hertha Berlin'in de en sırtının en tepesinde Berlin yazıyor. Bu sistemin tüm Bundesliga'da uygulandığını düşünüyorum. (Valla bütün takımların maçlarını seyredemedim ne yalan söyleyeyim) Neden bizim ligimizde bu uygulama yok diye soralım o zaman? Olsa daha iyi olmaz mı? Aslolan Bayern'dir, Kayserispor'dur, Sivasspor'dur. Sonra gelir Topuz, Altıntop, Yılmaz.

Ancoletti ve Zeman


18. dakikada D.Vaio'nun golüne 41. dakikada Ambrossini'nin golü yetişti. Ama 79. dakikada gelen Valiani'nin golü Milan'ı sezonun ilk haftası mağlubiyetle tanıştırdı. Milan taraftarının aklında da 15 dakikalık Ronaldinho resitali kaldı. Büyük ihtimalle stattan çıkarken Kaka ve Nesta'nın son durumlarını birbirlerine sormuşlardır. Özellikle Antalyaspor'un komik basın açıklamasından sonra gündemimize giren stadyumlardaki sigara yasağı İtalya'ya da pek uğramamış gibi. Bologna'nın 79'da gelen golü sonra Carlo Ancoletti daha fazla dayanamayarak cigarasını yaktı. İtalyan yönetmen de çoluk çocuk seyreder demeden zoom yaptı Ancelotti'ye. Tribünü falan tartışırız tartışmasına ama yedek kulübesini tartışacak durumumuz yok. Hadi durumun Fener zamanlarındaki Zdenek Zeman gibi olsa hak vereceğim sana ama oralara daha var. Gerçi Zeman Lazio'da da cigarasını eksik etmezdi yanından. 10 dakika daha bekleyemedi Carlo. Çok darlandı çok.