Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2009 Salı

Kendine Saygı


Kayseri maçını seyrederken hep aklıma Meira geldi. Meira'yı bana sürekli anımsatan ise Lugano idi. İkisi arasında beynim mekik dokudu. Lugano ve Meira'nın işe bakış açısını sorguladım sürekli. Meira'nın Stutgart kaptanlığını, yaşadığı şampiyonluğu. Kimine göre Lugano'nun Lazio transferi tamam. Kimine göre ise fiyat yükseltiyor. Kayseri maçında Lugano'yu seyrettiniz mi bilmiyorum? Ben seyrettim. Sahada öyle bir adam var ki sonuna kadar o formanın hakkını veriyor. Verebileceği ne vara sahaya koymaya çalışıyor. Meira için ağır bir yazı yazmıştık. Lugano için de yazılacak çok şey var. Lazio'ya mı gidiyorsun, Juve'ye mi gidiyorsun, nereye gidersen git kardeşim. Ama böyle oynayarak git. Pasif yıkıcı olarak gitme. Camiayı satarak gitme. Galatasaray Meira'yı Hamburg maçından sonra satsaymış? Pehhh. Adam seni savaşta satmış. Galatasaray'ı sahada satan bir gün oradan da sıkılır Zenith'i de sahada satar.

27 Şubat 2009 Cuma

MÖ&MS (Maç Öncesi ve Maç Sonrası)


Maç öncesi Nonda: Skibbe'nin otorite eksiği vardı. Geç bile kalındı


Maç sonrası Arda: Bu günlere gelmemizde Skibbe'nin payı büyük. Kendisine teşekkür ediyoruz.

26 Şubat 2009 Perşembe

Yazının Başlığı ve Lekip


Kendimi Galatasaray yazarı gibi hissetmeye başladım. Yazının başlığı Arda Turan olacaktı ama sığdıramayacağım için vazgeçtim. Kerik-Fleçır, Maskerano-Alonso, Muntari-Kabiasso'yu Topal-Akman ile bitirebilseydik Galatasaray bu turu geçer miydi bilemiyorum. Topal ne zaman kendini toparlasa başına bir haller geliyor. Barış'ın hem sağda hem de ortada oynayabilecek yetisinin olması Kevıl'ın oyuna dahil olmasını daha da meşrulaştırdı. Deyvid harici Fener 11'inde farklı yerde oynatabileceğin adam var mı? Uğur'u sol bek yapar mısın mesela? Aragones kadar taş düşsün başınıza. Topal sakatlandığında ilk sözüm belki de hayırlısı oldu idi. Nonda Lekip'e açıklama yapmış daha yazımızın mürekkebi kurumadan. Otorite sağlayamıyordu Skibbe demiş. Geç bile kalındı demiş. Oldum olası arkadan konuşmaları sevmem. Ama yazdıklarımızı dillendirmiş. Sahaya yansıyanı yazmak haricinde biz ne yapabiliriz ki? Baros gözümde her zaman kaçak güreşen bir futbolcu olmuştur (bunun dünyadaki en önemli örneği de Kostadinov'dur) ama bu maç yorulana kadar kendisinden beklenmeyen bir tarz sergiledi. Daha ne olsun. Meira-Emre'nin ayakta kalabilmesi Akman ve Barış Özbek'e bağlıydı. Gard düştü, kel göründü. Skor 3-1'ken geciken bir Mehmet Güven değişikliği GS'nin başını yakıyordu. Bülent Hoca belki de düşünüyordu ama gol Kavanegi'nin oyuna dahil olmasından sonra o kadar erken geldi ki Güven ismi oldu Nonda. E Lincoln'e de biraz destek olur musun Akman-Özbek'e denmiyor. Harcı değil. Bülent Hoca daha iyi oynadığı bir maçı kazanmasını bildi. Arda Turan için diyeceğim hiçbir şey yok. 10 numara oynadı. Hem defansif hem ofansif. Son sözüm Uğur Boral'a. Carlos'un yanında arada Hakan Balta'yı da izle de gerektiği zaman nasıl sağ ayağını kullanıyor gör. Adam hala Sevilla'dan dönemedi ülkeye. Hamburg? Teşekkürler Galatasaray.

24 Şubat 2009 Salı

Simli Hançer ve Meira (Biraz ağır oldu)


Dünkü yazımda suçu %100 Skibbe'nin üzerine yüklemenin son derece yanlış olduğunu yazdık. Aklı selim çoğu kişi de böyle düşünüyor. Dün çok absürd bir yerde NTV Spor seyrediyorum. Daha doğrusu seyretmiyorum da önümde açık. Program galiba Video Lig idi. Neyse Galatasaray-Kocaeli maçı başladı. Bir kez daha otrudum ve pozisyonları dikkatlice seyrettim. Ve birşey daha dikkatimi çekti. Pazar akşamı böyle bir şeyi nasıl yakalayamadım diye düşündüm. Ve daha sonra yapbozlar kafamda birleşmeye başladı. Dün özetleri seyrederken dikkatimi çeken isim Meira idi. Özellikle de 3. ve 5. golde. Ne bir müdehale, ne bir baskı. Ne bir çaba. Göstermelik iki depar, yalandan savunma. Sonra maçın tamamına yakınını seyrettim. Mal gibi seyretmişim maçı dedim. Sonra şu maç için stadda olsaydım şimdi acaba çok mu ağır yazıyorum diye düşünmezdim dedim. Akşam bu yazıyı yazacaktım ama zaman bulamadım. Keşke yazsaydım. Çünkü dün sadece Meira'nın Zenith transferi aklımda vardı. Bugün hürriyet sporu tıkladım. Şöyle bir haber.


Meira'ya Servet Freni. Galatasaray’da Servet Çetin’in sakatlığı Fernando Meira’nın planlarını bozdu, Portekizli futbolcunun canını sıktı.Zenit’ten 2.1 milyon Euro’yu bulan transfer teklifi alan Meira, Rus ekibinin cazip önerisi üzerine G.Saray’daki kariyerine erken nokta koyma kararı verdi. Zenit, bu hafta G.Saray Yönetimi’ne teklif verecekti. Ve Meira hakkındaki bu teklife olumlu yanıt verilmesi bekleniyordu. Bundan GS Futbol Komitesi’nin de haberi vardı ve resmi teklifi bekliyordu. Ancak yöneticiler Servet Çetin’in sakatlığı sonrası Fernando Meira ile görüşerek, "Sana ihtiyacımız var" cümlelerini kullanıp Zenit’in yapacağı teklifin ne olursa olsun transferine izin vermeyeceklerini bildirdi. Bu haber üzerine Meira’nın da keyfi kaçtı.


Meira'nın Servet'i beklediği falan yok. Bence GS kariyerini çoktan noktalamış Meira. Simli Hançer dışarı kan vermezmiş, içeri akıtırmış. 15 saatte operasyon tamam. Yeni hoca tamam. Şimdi futbolculardan ilk kim çıkıp Skibbe ile ilgili açıklama yapacak ve Bülent Hoca ile kendimizi bulduk diyecek onu bekliyorum. Aynı Antalyalı futbolcuların Şifo geldikten sonraki açıklamaları gibi. Vuran kaçar, vurduran gelir Orhaaaaaaannnnnn. Benim sana bir daha saygım olur mu Meira?

23 Şubat 2009 Pazartesi

Futbol Nerede Biz Oradayız

Kılıçarslan: Baros abanmaca yok ama teknik vurcan

Baros: Nasıl yani?


Sen Hami Mandıralı tarzı atsana be kardeşim ne reklamın etkisinde kalıyorsun

Kelle


Merak ediyorum kadro dışı kalacak oyuncu olacak mı Galatasaray'da. Suçu alıp da %100 Skibbe'nin üzerine mi yükleyecek Galatasaray yönetimi? Merakla bekliyorum. Ümit Karan gibi aslanların önüne atılmak için biçilmiş bir kaftan var takımda. Acaba Ümit Karan'ı kadro dışı bırakıp "dümenden" futbolculara da ceza kestiğini mi gösterecek yönetim. Merakla bekliyorum. Acaba hiçbir futbolcu ile yollarını ayırmadan ya da ceza vermeden "çocuklar sizin hiçbir suçunuz yok, tek suçlu Skibbe'dir gerisi yalandır" mı diyecekler. Merakla bekliyorum. Kadro dışı bırakıp diğerlerine mesaj vermek doğru mudur? Bunun başka yolları da var mıdır? Merakla bekliyorum. Yoksa Bordo elenir de her şey güllük gülistanlık devam mı eder? Merak ediyorum. Merak etmediğim tek şey şu...Galatasaray formasının ağırlığının bir an olsun bile unutmayacakların o firmayı giymeleri gerektiği. Bekliyorum.

Otoritesiz Galatasaray


Maç Oğuz Sarvan istifa diyerek başladı. İkinci yarı Skibbe istifa diye devam etti. Siktir ol Sabri siktir ol git şeklinde sona yaklaşıldı, alemci futbolcu istemiyoruz diye noktalanırken araya "yönetim istifa" da sokuşturularak tamamlandı. Skibbe inanılmaz hatalar yapıyor. Fakat benim asıl üzerinde durmak istedğim Skibbe'nin ruh halinin takım üzerindeki etkileri ve futbolcuların bu ruh haline çanak tutması. Bordo'da 3'lü defans oynarken methiyeler düzdünüz. Şimdi mi 3'lü defans sorun oldu. Sorun 3'lü defans ya da Arda'nın, Baros'un, Balta'nın kenarda oturması değil. Balta'nın dinlendirilmesi uğruna 3'lü çıkalım durumu da söz konusu değil. Örneklerini bolca yaşadık bu 3'lü defans veryasyonlarının Skibbe ile. Teknik Direktör Arda'yı, Baros'u, bazen Lincoln'ü, onu, bunu yanında oturtur. Skibbe'de çok büyük bir yanlış yapmamıştır bu konuda. Ama sorun Galatasaray'ın bu maça enseye tokat g...parmak şeklinde hazırlanması. Bu bariz bir şekilde sahaya yansıdı. Sonra maç kadrosu açıklandı. Arda, Baros, Balta kenarda. Sahadaki 11'in üzerine iyice rehavet çöktü. Skibbe bu maçı çok rahat kazanacağımızı düşünüyor, e biz de öyle. Topal da maçın başında çaktı mı? Ve bu dakikadan sonra özellikle Kayseri maçının ikinci yarısında da yaşadığımız "aktif dinlenme" sendromu başladı. Sorun tamamen otorite sorunudur. Bu kadar net. Kocaeli maçına GS 2 idman yaparak çıkmıştır. Bitse de gitsek tadında. Skibbe "cumartesi günü, ya da maç günü ya da devre arasında ipleri eline alamamıştır" Dün sahada isyan eden bir Ayhan olsa bu maç böyle bitmezdi. Ha sahadaki 11'e diyeceğim "ağır gelen çıkarsın". Yata yata karpuz büyüyor ama maç kazanılmıyor. Şimdi oynayın Bordo maçını.

28 Ocak 2009 Çarşamba

Manidar Oldu

İsrail'den gelen Kamanan'ı Sabri'nin kovalaması onun da gidip İsrail'liye asist yapması gayet manidar olsu. Son söyleyeceğimizi ilk söyleyelim. Sol tarafta Hakan Balta kovalasaydı Kamanan'ı üzülürdüm mesela. Balili "Hain Revivo" olsa gene anlayacağım ama sırf İsrailli olduğu için o. çocuğu denmesi...27 Ocak 2009 tarihini bir kenara yazdırdı bize. İnsan bazen İnönü'deki "Fener zenci sever" pankartlarını aramıyor değil hani. Acaba Sezer Badur nereli? Onu da çok merak ettim. Sabri merak etmiştir. O da mı İsrail'li acep. Bu parantezi Sabri ile kapatacağım. Sezer'e güm diye geçiriyorsun, sonra bir de Bilica'nın Sivas'ta yaptığı gibi "ayyy ben duramadım pozisyon gereği çarptım falan gibilerinden Sezer'e bir daha vurmaya yelteniyorsun" Arda o pozisyonda haklı olarak Bilica'nın üzerine yürümüştü. Haklı değil çok haklıydı. Al sana Sabri. Bu moda inanılmazdır. Her dönem popülerliğini yitirmez. Yerde yatan adama yanlışlıkla bastım, görmedim, beni nasıl atarsın bu pozisyondan dolayı, düşerken takıldım, üzerine düşürken bastım...Bir siz akıllısınız. E tabi herkes sokarım topuna tarzı Keane değil. Çözememeye başladığım bir adam da Barış Özbek. Saçlar uzadığından beri görüş mesafesi kısalmış durumda. Ya faul verrise diyerek daha düşerken havada hakemi kesmeye başlamak hinliğine yazın kendisini. Hüseyin Göçek kardeşim. Belli ki Sabri ve Sezer arasında husumet var. İkisi de birbirini kolluyor ki Sezer Efendi de Sabri'ye uydu bir tane kasıtlı salladı ama denk getiremedi. Gör şunu be kardeşim. Çek şunları kenara. Akıllı olun falan de. Nerede birbirlerini yakalasalar, yasadışı ısırmaya çalışıyorlar sen de hala "la la la la la la" diyerek kır bayır geziyorsun. Maç mı? Ne yazayım maçla ilgili...

25 Ocak 2009 Pazar

Ay dont vant tu sii dı bek Ay vant tu sii dı front

Herkes Ümit Karan'ın kartına odaklanmış durumda ki maçın kırılma anının bu kart olması bunda asıl etken. Yoksa Fener bu sene Sivas'ta kaybettiğinde Galatasaray ve Beşiktaş da buraya gelecek hem de kışın diye düşünmüştüm. Dolayısıyla sürpriz yok. Galatasaray'ın kaybettiği de pek bir şey yok. Bu kadar eksikten dolayı taşların yerinden oynamasına rağmen net bir şekilde ifade edeceğim bir şey var. Dünkü eksik ötesi Galatasaray bile o zeminde Sivas'tan 2 gömlek daha üstün takım. Hatta 3. Buna hiç şüphe yok. Ama her zaman iyi olan kazanmıyor işte.
Bülent Uygun öyle bir durumda Balili'yi oyuna almasaydı sorun olurdu. Sezer Bodur'u almasaydı sorun olurdu. Çok da büyük bir hoca örneği vermiş değil. Neretva da olsaydı aynı hamleyi yapardı yani. Ha doğruyu yapmıştır ama abartmanın da anlamı yok. Yasir'e değinmeden edemeyeceğim. Temiz yürekli, canını dişine takan bir oyuncu edası ile sahaya çıktı. Genelde böyle zamanlarda teknik direktörler bu tarz genç oyuncuları kompresör tarzı şişirirler sonra da sahaya salarlar. Havası azalana kadar da sağa sola bilinçsizle saldırır bu oyuncular. Gerçi bunların Alpay Kompresörü gibi örnekleri de yok değil. (Bkz: İsviçre Maçı) Yasir'e kızmıyorum ama daha dikkatli olması lazım ki Sivaslı oyuncuya o tekmeyi endez getirseydi hiç yoktan kırmızı kart görecekti. Yayın üzerindeki faul olmayan 2 pozisyona takıldı kaldı. Öğrenecekler tabi. Kızamıyorum Yaser'e. Konya'daki zemin, Sivas'taki zemin. Kim ister böyle bir zemin de top oynamayı. Ya da böyle bir zeminde oynayalım da büyük takımları zora düşürelim zihniyeti varsa bu köşeyi kapatalım. Ama kardeşim biriniz çıkın deyin ki hiç mi hırsızın yani Batista'nın suçu yok. Gel sen Uğur'a baltayı vur sonra ama zemin. Ama zemin.
Sonuç olarak diyeceğim şudur. Galatasaray hiçbir şey keybetmemiştir. Sami Yen'de ekran netleşir. Sivas ligde Galatasaray'a karşı ilk galibiyetini almıştır. Ümit Karan'a gelirsek. Milliyet s...git dedi hekeme diye açıklamış. Anlayamadığım şu? Deli mi dürttü bu yan hekemi de kendini yakma pahasına bayrak çekti. Bu kasar mı kötü niyetli yani. Daha devre arasında bu arkadaş herhalde futbol oynamamış yorumları falan. Ulan neyi gördün, nasıl bu kanıya vardın. Hangi boyuttasın sen?Edu gelir yan hakeme topu fırlatır hakem miş gibi yapar, Carlos su fırlatır falan filan. Ama, ama, ama, ama...Bu akşam bakalım futbol harici ne malzemeler çıkacak ve biz bunları geçmişin hangi kareleri ile özdeşleştireceğiz? Ha bu arada anlayamadığım bir şey daha var. Öyle Sivas böyle Sivas, Galatasaray'ın pozisyon yok, Sivas'ın en iyi adamı Balili'nin iki deparını saymazsak Bilica. BİLİCA.