9 Eylül 2008 Salı

Bir Maç...Belki Fazlası...Kim Bilir


Anlamadığım biz Ermenistan takımına orada nasıl 1-2 yenildik. 88.ve 90. dakikalarda golleri yememiz yenildiğimiz gerçeğini değiştirmiyor. Erivan'daki maçta Aydın'ların, Ceyhun'un ve Batuhan'ın olmamasına bu mağlubiyeti bağlamak yeterli bir sebep değil herhalde. İstanbul'da 11-12 korner attık, %60-65 topla biz oynadık. Ermenistan takımı arka arkaya 3 pas neredeyse yapamadı. Her geçen gün kendine güvenini biraz daha kaybeden İlhan Parlak orada bu maçı koparacak bir kapasiteye sahip. Ama bu kapasiteye sahip olması yeterli olmuyor. Kapasiteyi kullanması gerekiyor. Şampiyonlar Ligi'nde ben varım diyen takımların 4 forvetli kadrolarına baktığımızda İlhan Parlak'ın olmaması Fener için bir sorun. Semih ve Güiza'nın alternatifi olması sadece kadro üzerinde. Güvensiz, bitik. Fener'de yok, milli takımda yok. Kayserili arkadaşları sürekli oynuyor. Zico ile yok, Aragones ile yok. Mandıralı ile yok. Kısaca yok. Kayboluyor. Batuhan'a birileri Zlatan olmadığını anlatması lazım. Ümit Milli Takım'da abileri ile oynuyor aslında. Yetenekli, futbolu iyi biliyor ama beyni sahada kaldığı sürece. Disiplin sorunu gerçekten var. Kendine oynamaya başlıyor belirli bir süre sonra. Hele golünü atıp rahatladığı zaman. Hele Ermenistan maçındaki gibi 2 gol atıp biride asortikse. 60 dakika sahada olmadığının farkında değil. Her zaman varyete yapmasına gerek olmadığını her gün hocaları anlatıyordur. Zamanla öğrenmesini diliyoruz çünkü insanı heyecanlandıran bir stili var. Tavsiyem özellikle çabukluk çalışması. (burası çok önemli) Diğerlerini halledecek kapasitede. Belki George Best'in Beckham için dediği gibi olacak ama bunların dışında fena değil:))) Bu takımdan bize ekmek çıkar mı derseniz evet çıkar. Batuhan, Karabulut ve Kurtuluş...Arkalarından Aydın Yılmaz olur mu? Olmaz. En çok Gökdeniz olsa öpüp başımıza koyarız. Ceyhun'da o ışık fazla yok ama Servet-Zan mecburiyetinden dolayı üzerinde durulması gerekir. Giray-Ceyhun ikilisini Yanal oynatıyor. Yanal ve Song çok büyük şans ikisi için. 3 gol atana şapka çıkartıyoruz peki 3 asist yapana. 5 gün...2 maç...2 gol...3 asist...Karabulut gereğini yaptı. Sol ayağını kullanırken çektirdiği fotoğraflara dikkat edin. Le Guen falsolarını herkes veremez. Çabuk düşünüyor, uyguluyor. Batuhan'a selam ederiz.

Bir de utanmadan Milli Marş neden ıslıklanıyor diye yazıyorum


Sami Yen'de bir avuç seyirci var. Sarııı kırmızıııı Şampiyon Cim Bom Bom diye başladılar. Aziz -Tümer askere diye devam ettiler. 10 dakika milli takımın lehine ya bağırdılar ya bağırmadılar. Ayağa kalkmayanı Ermeni yaptılar, şehitler ölmez vatan bölünmez diye bitirdiler. Biz de bundan önceki enrty'de Ermenistan Milli Marşı'nı ıslıklayarak elinize ne geçti diye soruyoruz. Dangalaklık bizde afedersiniz. Milli maçta milli takımı desteklemeyenlere soruyoruz bunu. O zaman neden oradasın kardeşim. Git takımını takımının maçında destekle. TFF'nin 75. yıl kutlamaları çerçevesinde yapılan maçta da Hagi oynayıp oynayacağına pişman olmuştu. Maçın başından sonuna kadar Ulusoy istifa ve Beşiktaş lehine bağırıldı. 10 yıl önce 1o yıl sonra. Aynen İtalyan medyasının yıllar sonra Napoli'ye milli maç verildiğinde attığı başlığı kullanacağım. "Bari bu sefer destekleyin"

Milli marş ıslıklamak

Türkiye-Ermenistan U21 maçında Ermenistan milli marşını ıslıklayanlara küçük bir şey sormak istiyorum. Ne mesaj verdiniz, elinize ne geçti?

Ne durumdalar?


2005 yılında Peru'da düzenlenen U17 FIFA World Cup'ta Brezilya'ya İgor'un son dakika golü ile yenilmiştik. Hollanda'ya da 2-1 kaybedip 4.lükle yetindik. Aklımızda ne kaldı derseniz 0-3'ten 3-3'e getirip 4-3 kaybettiğimiz Brezilya maçı kaldı, Nuri Şahin, Caner ve Tevfik kaldı...Çocukların ağlaması kaldı. Bugün Belçika maçı kadromuzda o gençlerimizden sadece Nuri Şahin var. Karşında o gün oynayan Brezilya'da A Milli olan kim var? Bir tek Man U'lu Anderson. Bu sene Zenith ve Porstmouth maçına 11 başladı. Zamanla yeri Sir Alex'in yanı olacaktır ayrı. Ama o takımdan çıkıp A Milli olamasa da iyi takımlara transfer yapanlar var. Marcelo Real'de geçen sene 30 maç oynadı. Carlos da zaten veliahtını ilan etti. (Mezenga garip ama Orduspor'da. Araştıracağım bu nedir ne değildir diye U15ve U17 milli. Bu küçük bir bilgi yoksa diğerlerinin arasına katmayın.) Sidnei Benfica'da oynuyor. Bu sene 5 yıllık transfer yaptı. İlk maçına da çıktı. Roberto Paraneense'de. Denilson Arsenal'de devam. Az çok giriyor, çıkıyor. Tutundu ama. Bizi yıkan Igor Sevilla'da ama ortalarda yok. Bir yerlerde kiralık. Ramon CSKA'da oynuyor. Caner'in takım arkadaşı. Renato Leverkusen'de oynuyor. Celso Sporting'de ortalarda yok. Haaa diyeceğim A Milli olamasalarda Real gibi, Arsenal gibi, Leverkusen gibi, CSKA Moskova gibi, Benfica gibi takımlarda forma giyiyorlar. Dünyaya açılan ve iyi takımlarda forma giyen 5-6 adamları var. Bizde Murat Duruer Ankaragücü'nde oynuyor. Trabzon maçında oynadı. Emre Balak Gençler'de oynuyor. Aydın Yılmaz Galatasaray forması ile Kayseri maçına çıktı. Sonrası gelmez. Anıl Taşdemir Ankara'da ama piyasada yok. Tevfik Köse Kayseri'de banko oynuyor. Onur Kıvrak Ersun Yanal'ın gözüne girmiş görünüyor. Nuri umarız bu sene Dortmund'da daha fazla forma şansı bulur. Ferhat Hannover'de ama oynamıyor. Deniz Yılmaz Bayern B'de. Caner CSKA'da bir oynuyor 3 oynamıyor. Yılı 10 maçtan kapatıyor. Volkan Babacan abisinin sakatlanmasını bekleyecek. Onlarda da kayıplar çok bizde de. Ama bizden daha istikrarlılar. Ve normal olarak daha iyi takımlarda oynuyorlar. Oynadıkça daha iyi oluyorlar. Şunu daha net göreceğiz ki 3 sene sonra onlar A Milli takıma belki 2005 kadrosundan Anderson'a ek olarak 2 adam daha verecekler ki biri Marcelo. Bu görevin tamamlandığı anlamına gelir zaten. Biz belki Abdullah Avcı'yı A Milli Takım'ın başına getirirsek Nuri ile birlikte sayı 2 olur önümüzdeki yıllarda.

TFF'nin gariplikleri


“Süper Lig kulüplerinin katılacakları resmi müsabakalarda, müsabakanın oyanacağı tarihte kulübe tescil edildiği tarih üzerinden en az iki yıl süre geçmiş, 01.01.1885 ve daha sonra doğmuş bir TC vatandaşı profesyonel futbolcuyu 18 kişilik müsabaka isim listesinde bulundurmaları zorunludur.”


Trabzon-Beşiktaş maçından sonra bir de Gençlerbirliği -Bursa maçı çıktı. Bursa kadrosunda 85 doğumlu oyuncu var ama 2 yılı tescilli değil. Bu da unutulmuş, gitmiş, bitmiş. İtiraz eden olmamışmış. Lig tescil olmuş, herşey bitmiş. Yasaya göre...Olması gereken ne? Maçın Gençler lehine 3-0 tescil edilmesi. Ya düşseydi Gençler? O dönem itiraz olmadığı için...Ya da bu 3 puandan dolayı birilerini düşürseydi Bursa. Neden Gençlerbirliği Ulusoy yönetimine itiraz etmek durumunda kalıyor burasını anlamıyorum? Yanan sadece Gençlerbirliği olmayabilir burada. Bu 3 puan 3-4 takımı birden ilgilendirebilir. x takım şunu mu desin yani. "Biz aslında düşmemiştik ama Gençler itiraz etmeyince düştük." Al işte Sivas'ın durumu. Maç Trabzon-Beşiktaş maçı, Inter Toto'ya giden Sivas. Sadece yenilen takımı ilgilendirmeyen bir durumun oluşabileceği bir gerçek var. Yasa demek ki karşı takım itiraz etmeli diyor. Ya da birileri itiraz etmeli diyor. Demesin kardeşim yasa bunu. Federayon gereğini yapsın. Yapsın da o zamanın federasyonu da olayın farkında değil ki...Ben federasyonda görevli olacağım ve böyle bir durumdan haberim olacak. Kafamı kuma gömmek yerine açarım telefon Trabzon'a ya da Gençler'e. Durumu anlatırım. Bundan da gocunmam. Bu yanlışı görmeme rağmen susup daha sonra 4-5 takımın kaderi ile oynayabilecek bir duruma işi getirmektense bunu yaparım. Federasyonun kendinden haberi yok. Bu farkedilmiş olsaydı birileri haber uçururdu. Çıkardı öyle bir delikanlı...Ama olay dediğim gibi...

8 Eylül 2008 Pazartesi

Bojan Krkiç-Çocuk Oyuncağı


Bosna maçında oynamayan Krkiç hala Sırbistan için oynayabilir bu arada. Çocuk oyuncağı ya bu. AMilli seviyesine kadar İspanya'nın her kademesinde oyna, ben İspanyolum de ama Sırbistan için hala oynama şansın olsun hukuki olarak. Tamam Krkiç bunu istemiyor ama ya isteseydi...Bu dünya vatandaşı kavramını biraz fazla abartıyoruz.

Diego Capel


Şurada oynar, çok hızlıdır, öyledir böyledir yazıları yazmayacağım. Diego Capel'i bilen biliyor. Ama isterim ki kendini yere bırakarak hem hakemi, hem kendini hem de alınan puanları töhmet altında bırakmasın Capel. Bosna maçında bir güzel atladı yine. Hakem de yedi ve penaltıyı çaldı. David Villa kaçırdı. Futbolun biraz delikanlı duruşu kaldı o da bize kalsın. Emek hırsızlığına hiç tahammül edemiyorum. Capel bunu alışkanlık haline getirdi. Bir değil, 5 değil...Artık kendisi de kendisine bir temas olduğunu düşünmeye başladı kendini her yere attığında. Bir de neye çıldırıyorum biliyor musunuz? "Bunun cezası belli.O cezayı göze alıyor zaten eğer hakem yemezse" görüşlerine. Akşamları rahat uyuyursa onun için sorun yok. Ama ben temiz futbol seyretmek istiyorum.

Futbol Kulübü-Kime niyet kime kısmet

Futbol Kulübü'nde Arap Şeyhlerinin özellikle Man City'yi almak için İngiltere'ye gelmediğinden bahsedeldi. Arsenal kulübünden resmi açıklama var. "Önce bizi almak istediler. Olmayınca City'yi aldılar"

Pavel's Dream


Nedved: "I would give up everything for the Champions League title"


The Czech (who scored against Fiorentina) continues to dream of a Champions League title at his age (36): "I'm willing to give up everything -including golf- other than my family. The club did a great job with the new acquisitions. Our opponents will have to sweat to beat us"


O da eksik kalsın be Nedved (LGDS'den alınmıştır)

Pekin 2008


Çin olimpiyatları aldığı 2001 yılından bu zamana kadar tam 42 milyar dolar harcamış. Yunanistan'ın Atina 2004 için 15 milyar harcadığı düşünüldüğünde büyük rakam. Analistler tüm bu harcamaların önümüzdeki yıllarda Çin'e 450 milyar dolar olarak geri döneceğini hesaplamış. Çin'in 35 milyar dolar olan reklam hacmi %22 artarak 42 milyar dolara ulaşacakmış. Peki Mc Donald's ne yapmış Çin'de? "I'm lovin' it" sloganının sonuna "when China wins" eklemiş. Bu kadar altın madalyaya epey sevilmiştir Mc Donald's Çin'de.

Sen niye çıkarsın İtalya dışına


Zdenek Zeman 81'den beri aralıklarla teknik direktörlük yapıyor. Şimdiye kadar 15 farklı takım çalıştırmış. İtalya dışında çalıştırdığı 2 takım var. Biri Fenerbahçe bir diğeri de az önce kovulduğu Kızılyıldız. UEFA'da Apoel'e elendiler ligde de durum içler acısı. 2 ay dayanamadı. Fener bir Pendik macerası yaşamıştı kendisi ile. Kaç ay Fener'in başında kaldı hatırlayamıyorum. Hatırladığım Pendik maçı sonrası bir gazetemizin attığı "Fener Pendiklendi" başlığı. Pek çıkmasan İtalya dışına. Hani yaş da 61 oldu pek yaramıyor sana. Acaba hala 4-3-3 takıntısı var mı Zeman'ın. Ben bunu oynatırım, malzeme önemli değil diyerek.

Hey gidi Crespo Hey


Mourinho geçen hafta Crespo'nun adını UEFA'ya vermedi ŞL için. Adriano, Zlatan, Julio Cruz ve Mario Balotelli Inter'in ŞL'deki forvet hattı. Hiçbir zaman Milan, İnter ve Chelsea'de esas çocuk olamayan Crespo, hala Lazio ve Parma taraftarları arasında esas çocuk. Crespo 75 doğumlu. Helalinden bir tranferi daha var. İtalya gol krallığı var, Serie A ve Premier Lig şampiyonluğu var, Libertadores'i var, UEFA Kupası var, Arjantin Ligi şampiyonluğu ve gol karallığı var ama ŞL Şampiyonluğu yok. İstanbul unutulmaz. (ordaydım belgeseli)Hani belki Mourinho onu kadroda tutsaydı da belki Inter bu sene...Çok zorladığımın farkındayım...Crespo'nun derdi beni gerdi.

Yahu ben Uğur Uçar'ı unutmuşum


Skibbe ile ilgili bir yazı http://theneretva.blogspot.com/2008/09/skibbenin-karn-kaslar.html yazmıştık burada. Sabri sakat, Barış sakat, Emre Güngör sakat, Linderoth da Arnavutluk maçında sakatlandı. Serkan Kurtuluş transferinin önemini anlatmıştık. Yahu biz bir de Uğur Uçar'ı unuttuk. Adam neredeyse 7 aydan beri forma giyemiyor. Unutturdu kendini bize. O maçı TV'den seyretmiştim. Konya'daki zeminin Uğur'un sakatlığında büyük etkisi vardı. Zaten futbol maçından başka herşeye benzemişti o maç. Uğur 87'li. U21'den geriye doğru 88 kez milli. Serkan'da bu rakamı yakalayacaktır 50'nin üzerine koyarak. Uğur, 2006'da 1 sene Kayseri deneyiminden bu yana Galatasaray'da. Umarım sakatlığını çabuk atlatır. Yahu bu Skibbe hakikatten çok şanslı adam. Bu kadar sağ kanat sorununa rağmen hala Ayhan'dan sağ bek yapmak durumunda kalmıyor. Bence nimet ki ne nimet...

1 değil 3 oldu


Dunga tarihe geçmekten kurtuldu. 2 Fabiano ve 1 Robinho ile Şili'ye 1 değil 3 gol atarak 0-3 kazandı Seleçao. Elimize görüntüler henüz ulaşmadığı için yorum yapamıyoruz.

7 Eylül 2008 Pazar

Dead Man Walking


Az önce 4-4-2 da okudum. Dunga'yı "Dead Man Walking"a benzetmiş. Brezilya'nın tarihinde 4 maç üst üste gol atamama sadece 91'de Falcao döneminde varmış. Dunga eğer bu sabaha karşı Şili'ye karşı Türkiye'nin Şili'ye yaptığını yapıp 1 gol atamazsa tarihe adını yazdıracak. Venezuela 0-2, Paraguay 0-2 ve Arjantin 0-0. Hele hele çarşamba günü Bolivya maçında da bir terslik olursa Dunga'nın yürüyüşü sona erebilir. Zamanı olanlar için 04:00'da NTV Spor'da.

West Ham Shortlist


West Ham shortlist'ini oluşturdu.


1) Slaven Bilic

2) Gianfranco Zola

3) Roberto Donadoni

4) Michael Laudrup


Biz tercihimiz fotoğraftadır. West Ham'ın kültürü onu kaldırır. Kan uyumu yukarıdaki 4 aday arasında en fazla onunla sağlanır. Başarısız Brondby deneyimi de başarılı Getafe deneyimi de. Yalnız PAO işi bitirmek üzereymiş West Ham'ın bilgisine.

25 Kasım'dan 6 Eylül'e


Dünya Kupası eleme grupları 25 Kasım 2007 tarihinde çekildi. O tarih itibari ile FIFA sıralamasında 16. sırada olan Türkiye kuraya 2. torbadan girmişti. Kura çekimi bugün yapılmış olsaydı Türkiye FIFA 10.'su, UEFA 8.'si olduğu için 1.torbadan kura çekimine katılacaktı. 25 Kasım'da 1. torba İspanya, İtalya, Almanya, Fransa, Portekiz, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan ve Hırvatistan'dan oluşuyordu. (1.torbada 9 takım var) Yani FIFA ve UEFA 1.si İspanya grubumuzda olmayacaktı bugünkü sıralama ile. Şu an 1. torbada Yunanistan yerine Türkiye var. Fransa hala kılpayı 1. torbada. 25 Kasımda 2. torba İngiltere, Romanya, İskoçya, Türkiye, Bulgaristan, Rusya,Polonya, İsveç ve İsrail idi. Bugün ise Rusya, Romanya, İngiltere, İskoçya, Bulgaristan, Yunanistan, İsrail, Ukrayna ve Polonya. Yunanistan 2'ye düştü. Ukrayna, İsveç'i 3. torbaya gönderdi. Şanssız kuralar başınıza her zaman dert olabiliyor. 1. torbada olsanız dahi. Ama diyeceğim şudur. Artık yıllardır başaramadığımız istikrarı sağlayarak 1. torbanın nimetlerinden faydalanmanın vakti geldi. 2012'de 1. torbanın nimetlerinden faydalanmak üzere.

Ben ne diyorum siz ne yapıyorsunuz?


Andorra maçının 3'lük 5'lik olmasına şartlanan İngilizlerin maçın 2-0 bitmesinden sonra biraz hayal kırıklığı yaşadı. Maçtan sonra Capello'nun şu açıklamaları bana göre inanılır gibi değil. Bu maçın 2-0 bitmesinin sorumlusu ben değil Joe Cole ve Wayne Rooney'dir demek gibi bir şey bu. " Verdiğim taktiğin anlaşılmasında sorunlar var. İkinci yarının başında Cole ve Rooney Heskey'nin yanında başladı. (Goller de zaten 10 dakikada geldi demek istiyor kendileri) Fakat maç 2-0 olduktan sonra her ikisi de orta sahaya geri döndüler ve Heskey'i yalnız bıraktılar. Onlara iletmeye çalıştığım buydu." Koskoca Capello Chelsea ve Man U'da oynayan iki adama Heskey'nin yanında oynayacaksınız diyor ve ikisine bunu iletemiyor. Ya da anlatamıyor. Ya da ikisi Capello'yu sallamıyor. Aldı mı Zagrep korkusu.

West Ham'ın 4.adamı...Yalandan




Kendi evlatlarından pek vazgeçmek istemeyen West Ham'ın manager arayışlarındaki son ismin Paolo Di Canio olduğunu okuduk. Managerlik kariyerime West Ham ile başlamak harika olur diyerek kendini yamamaya çalışmak diyelim. The Sun'a "West Ham shirt is like my second skin" demiş. Sanki vücudunda yer kaldı dövmelerden. Redknapp, Biliç ve Mancini'den sonra adı West Ham'la anılan 3.evlat diyelim. 5 yıllık Uptown Park tecrübesi olmasına rağmen 118 maçta 48 gol atarak Lions'ların gözünde ayrı bir yerde. Kariyerinin en iyi dönemini West Ham'da geçirdiği düşünülürse bu normal. Başkentte Ultras ile o deplasman senin bu deplasman benim kovalayan Di Canio bu açıklamayı The Sun'a yaptığına göre gülüp geçmek gerekir. İzlandalılar Di Canio'yu hiçbir teknik direktörlük tecrübesi olmadan takımın başına getirmek gibi bir hata yapmayacaklardır herhalde. Şu an için GSE ile deplasmanlara gitmesini kendisine öneriyoruz. Where's your famous, where's your famous, Where's your famous Di Canio...

Avusturya-Fransa


Fransa'nın kabusu devam ediyor. Eurospot maçla ilgili güzel bilgiler verdi. Raymond Domenech için Fransa basınında 3 maçı kaldı yorumları yapılırken biri gitti 2 kaldı. Domenech'te değişiklik yok ama alt kadroda değişiklikler var. Boghassian Domenech'in yeni yardımcısı. (Ah Parma maçları ah)Bu sabrı inanın hala anlayabilmiş değilim. Yardımcıları değiştirelim bir de böyle deneyelim. 38 yıl sınra Avusturya Fransa ambargosunu deldi böylece. Öyle 2 gol attılar ki birbirinin fotokopisi. 2 duran top 2 gol. Mexes bir golü kendi kalesine attı son pozisyonda da karakucak indirdi adamı. Penaltıyı yaratan oldu. Bir önceki pozisyonda da Fransa'nın şutu direkten dönmüştü. Guy Roux'un futbol zevkimi hırpalayan hediyelerinden biridir Mexes. Çözemedim, çözemeyeceğim de herhalde. CM'de çözememiş hakkından fazlasını vermiş kendisine. Avusturya'nın 11'inin 9'u lejyoner. Çek Karel Brückner Avusturya ile harika bir başlangıç yaptı diyebiliriz. Biz grubumuzu öpelim başımıza koyalım. Bu akşam bana öyle diyor.

6 Eylül 2008 Cumartesi

Neden?

Ermenistan maçından sonra hangi maçı izlemek istersiniz diye sorsalar şüphesiz İspanya-Bosna Hersek maçı derdim. Maçın saati de TSİ 23:00. Cumartesi için gayet güzel bir saat. Ne olurdu bir kanalımız şu maçı verseydi. Fena mı olurdu. Fatih Hoca'ya not tutardık.

Değerlerimizi Kaybetmeyelim...Değerlerimize, değerler ekleyelim


85 doğumlu Gökhan OFTAŞ'tan Fenerbahçe'ye geldiğinde henüz Süper Lig'de forma giymemişti. Başarılı bir sezonun ardından Milli Takımın değişmezlerinden oldu. Bu sebeple Zico'ya Türk Futbolu adına teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Gökhan'ın U21-20-19-18......gibi kategorilerde milli formayı giymişliği yok. İlk kez A milli formayı 17 Kasım 2007 tarihinde giydi. Hem de Norveç maçında. Olmak ya da olmamak maçında. sıfır milli, sıfır süper lig maçı, gelinen takım Fenerbahçe ve milli takımın değişmez oyuncusu. Fenerbahçe kadrosunda Fenerbahçe'den daha büyük bir takımda kim oynar desek ilk sıraya Gökhan Gönül'ü yazarım. Umarım olur. Bu arada Gökhan'ın Avrupa Şampiyonusunda oynayamadığı için sadece 6 kez A Milli olduğunu da hatırlatmak isteriz. (Ermenistan maçı dahil edilmiştir) Herhalde Gökhan da neler kaybettiğinin farkındadır Euro 2008'de forma giyemeyerek. Konuyu nereye bağlayacağım. Serkan Kurtuluş 90 doğumlu olmasına rağmen daha büyük bir kariyerle Galatasaray'a geldi. Bu arada OFTAŞ'ın şampiyonluğu Gökhan için tabi ki önemli bir adımdı. (Zico artı Metin Diyadin diye düzeltsek) Serkan Kurtuluş ile ilgili düşüncelerimizi http://theneretva.blogspot.com/2008/09/fatih-serkan-kurtulu.html paylaşmıştık. Batuhan'la beraber Süper Lig'de en genç forma giyen oyunculardan biri. Milli takımlarda 50 maçı var. Henüz 18 yaşında. Hem Gökhan hem de Serkan sağ kanatta görev alıyor. Eğer Gökhan'ın yakaladığı şansı Skibbe Serkan'a verirse sadece GS kazanmaz. Gökhan ve Serkan ikilisi 10 sene Milli Takımın sağ tarafını tapular. Umarım Serkan da bu ağırlığı kaldırır. Bu çocuk henüz 18'inde. Madeni dikkatli işlemek gerekir. Heyecanlanıyorum ne yapayım. Onlar bizim değerlerimiz.

Ermenistan-Türkiye Maçı


Aşağıdaki linkte Uğur Meleke'nin Ermenistan maçından önce yazdığı yazı var. Şimdi size soruyorum. Bugünün bütün gazetelerini alalım. Ermenistan maçıyla ilgili bütün yazılanları çizilenleri okuyalım. En sona da Meleke'nin yazısını bırakalım. 2 saatimizi boşu boşuna harcamışız der miyiz demez miyiz? Bence deriz. Kendisine teşekkür ederiz. Alan daraltan, orta sahada basan,yakaladığını atan...O zaman her takım kazanır babam.

The Sun




1 Eylül 2001 tarihinde Almanya'da oynanan 2002 Dünya Kupası grup eleme maçı İngiltere'nin 5-1 üstünlüğü ile sonuçlanmış ve The Sun aşağıdaki başlığı atmıştır.

"Hayatımın en güzel sexi idi. Tam 90 dakika sürdü."